Alice Yasası ve Relativite Teorisi
Bölüm 4
Zaman Uzaması Nedir ve Nasıl Oluşur?
Han Erim
19 Mayıs 2011
Han Erim
19 Mayıs 2011
"Alice Yasası ve Relativite Teorisi" yazı dizisi birbirini takip
eden konulardan oluşmaktadır. Buradan itibaren (c+v)(c-v) matematiğinin
sonuçlarına geçiyoruz. Dizinin önceki bölümlerini okumadıysanız buraya
daha sonra gelmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Zaman Uzaması nedir?
Hareketli cisimlerden gelen elektromanyetik dalgalar relativitenin
bir sonucu olarak mutlaka deformasyona uğrarlar. Bu deformasyonların
nasıl oluştuğunu ve nasıl sonuçlara yol açtığını kapsamlı bir şekilde
şimdi ve ilerleyen bölümlerde aşama aşama göreceğiz.

Elektromanyetik dalgalar üzerinde meydana gelen deformasyonların en
önemli sonuçlarından birincisi, hiç şüphesiz hareketli saatlerin farklı
hızda çalıştığının gözlemlenmesi ve ölçülmesidir. Bu durum fizikte
"zaman uzaması" olarak adlandırılmıştır. Zaman uzamasının "Zaman
Deformasyonu" şeklinde adlandırılması daha doğrudur, çünkü
hareketli bir saatin normalden daha hızlı çalıştığı da gözlemlenebilir.
(Hareketli saatten kasıt, bir referans sistemine göre hareket halinde
olan bir saattir.)

Bir saatin hareket halinde olması, saatin çalışma hızı (tik tak aralıkları) üzerinde bir etki yaratmaz. Masanın üzerine yan yana koyduğumuz iki özdeş saat eşzamanlı çalışıyor ise hangisini hareket ettirirsek ettirelim gene eş zamanlı çalışmaya devam edeceklerdir. Ama buna rağmen, hareket ettirdiğimiz saatin tik-tak aralıklarını ölçtüğümüzde bir farklılığın oluştuğunu kaçınılmaz bir şekilde görürüz. Dikkat edelim, bize göre hareket halindeki saatin tik-takları ile yanımızda duran saatin tik-tak aralıklarını karşılaştırıyoruz. Hareketli saatin tik-tak aralığının farklı olduğunu ölçmemizin nedeni, saatten gelen sinyallerle (elektromanyetik dalgalarla) etkileşimde bulunmak zorunda olmamızdan kaynaklanmaktadır.
Açıktır ki hareketli saatin tik-tak aralıklarının ne kadar olduğunu
ancak saatten bize ulaşan sinyallerle etkileşimde bulunduktan sonra
söyleyebiliriz. Eğer iki referans sistemi arasında bir hız farkı varsa
relativite işin içine karışacaktır. Anlamamız gereken de budur.
Relativite, saatten bize ulaşan sinyallerin deformasyona uğramasına
sebep olacaktır. Bunun sonucunda hareketli saatin tik-tak aralıklarının
farklı olduğunu gözlemler ve ölçeriz. "Zaman Deformasyonu"
relativitenin kaçınılmaz bir sonucudur.

Bu bölümde zaman deformasyonun oluşum mekanizmasını göreceğiz.

Saatler üzerindeki kuvvet etkisi:
Konuya girmeden önce kuvvet etkisine kısaca değinmemiz gerekiyor.
Hareket etsin veya etmesin, kuvvet etkisi altında bulunan bir saatin
tik-tak aralığının değişmesi elbette ki son derece doğaldır, çünkü
kuvvet saat mekanizmasının çalışma hızına az ya da çok etki edecektir.
Kuvvetin etkisi saatin çalışma hızını yavaşlatma yönünde olabileceği
gibi hızlandırma yönünde de olabilir.

Kuvvete karşı son derece duyarlı olan sarkaçlı saatleri ele alalım.
Aynı sarkaçlı saat farklı çekim kuvvetlerinde olan Ay, Dünya ve
Jüpiter’de farklı hızda çalışacaktır (Animated Figure 1).
Özetle, kuvvet etkisindeki bir saatin çalışma hızı, saatin
mekanizmasının kuvvetten nasıl etkilendiğine bağlıdır. Kuvvet etkisi
sebebiyle bir saatin çalışma hızının değişmesi relativite ile ilgili
bir konu değildir.

Kuvvet etkisinin relativite ile şu şekilde bir ilişkisi vardır; kuvvet etkisinde hareket eden bir saat hızlanacağı (veya yavaşlayacağı) için, relativite sebebiyle oluşan deformasyonun şiddeti değişir. Deformasyon saatin hızlanmasına bağlı olarak kuvvetlenir, yavaşlamasına bağlı olarak azalır. Relativite, referans sistemleri arasındaki hız farkı varsa oluşur.
Zaman Deformasyonu Nasıl Oluşur?
Aşağıdaki figürde, gözlemciye göre hareket halinde bir saat vardır. Saat P noktasında iken saatin gönderdiği bir sinyali inceleyeceğiz. Maddeler halinde sinyal gönderildikten sonra gerçekleşen olayları sırasıyla yazalım. (Animated Figure 2)
1) Saat P noktasında iken bir sinyal gönderir. Bu anda saatin kadranı 8:00 gösteriyor olsun.
2) Gözlemciye doğru giden sinyal gözlemcinin alanında gidecektir.
3) Sinyalin gözlemciye varış süresi aşağıdaki gibi olacaktır:
P noktası ile
gözlemci arasındaki mesafe (d)
varma süresi = d / c (ışık hızı sabiti)

Sinyalin içinde yol aldığı alana göre hızı daima c (ışık hızı sabiti)
dir. Bu sebeple sinyalin varma süresini bulmak için, sinyalin alana
giriş yaptığı yer ile sinyalin varış noktası arasındaki mesafeyi ışık
hızına bölüyoruz.

P noktasının gözlemcinin referans sistemine göre tanımlandığına
dikkat edelim. Gözlemcinin alanını temsil eden cetveli bu ayrımı
netleştirmek için kullanıyoruz. P noktası gözlemcinin alanı üzerinde
bir noktadır. Gözlemci hareket halinde olsa bile gözlemci için P
noktasının koordinatı değişmezliğini korur.

4) Sinyal gözlemciye vardığı anda, gözlemci saatin imajını (Ghost)
sinyalin alana giriş yaptığı yerde yani P noktasında görecektir. Sinyal
saat 8:00’da yola çıktığı için, gözlemci saatin (Ghost) 8:00’i
gösterdiğini görecektir. (Bir önceki bölümde "Hayalet ve Pınar" konusu
anlatılmıştır:
Elektromanyetik etkileşimde görme ve algılama prensipleri. Hayalet ve
Pınar .)

5) Sinyalin varma süresi boyunca, saat (Hayalet, İng: Ghost) kendi
hareketine devam edeceği için görme anında P′ gibi farklı bir noktada
olacaktır. Sinyal gözlemciye varana kadar geçen süre içinde saat
çalışmasına devam ettiği için, sinyalin varma anında saatin (Pınar,
İng: Spring) gösterdiği değer aşağıdaki gibidir:

| Sinyalin gözlemciye varma anında saatin (Spring) kadran değeri |
= | Sinyalin yayınlanma anındaki saatin kadran değeri |
+ | Sinyalin gözlemciye varma süresi |

Gözlemci gerçek saati (Spring) değil, onun imajını (Ghost) görmektedir.
Bu kuralın varlığına her zaman dikkat edelim.
Buraya kadar görme olayının akışını tek bir sinyal için ele aldık.
Tabiatta olaylar süreklilik arz eder. Gözlemci normal olarak saatten
kendisine kesintisiz bir şekilde varan sinyaller ile etkileşimde
bulunacaktır. Tek bir sinyal için ele aldığımız durumu sürekli bir hale
getirirsek zaman deformasyonunun nasıl gerçekleştiğini görürüz. (Animated
Figure 3)

Animasyonda sarkaçlı bir saat sabit bir hızda çalışmaktadır. Sarkaçın düşey konumdan tekrar düşey konuma ulaşması için 1 saniyelik bir sürenin geçmesi gerektiğini varsayıyoruz. Sarkaç düşey konuma her geldiğinde saat bir sinyal yayınlamaktadır. Sinyaller, gözlemcinin alanı içinde ona doğru ilerlemektedir. Açıkça görülmektedir ki, eğer gözlemci ve saat durağan iseler, gözlemci sinyallerin kendisine 1’er saniye aralıklarla vardığını gözlemleyecek ve ölçecektir.
Şimdi de gözlemci veya saati hareket ettirelim.

Alice Yasası
Animasyonda dikkat edelim; kim hareket ederse etsin, sinyallerin hızları gözlemcinin alanına göre hiçbir zaman değişmemektedir. Elektromanyetik dalgaların içinde yol aldıkları alana göre hızları sabittir ve daima c (ışık hızı sabiti) ye eşittir. Sinyallerin hızının bir başka referans sistemine göre c olması gerekmez. (c+v)(c-v) matematiğinin özü budur. |

Gözlemcinin hareketli ve saatin durağan olduğu durumu ele alalım;
Gözlemcinin hızına ve yönüne bağlı olarak, alan üzerinde ilerleyen iki
komşu sinyal arasındaki mesafenin değiştiğini görüyoruz. Gözlemci saate
doğru gidiyorsa sinyal aralıkları kısalmakta, uzaklaşıyorsa sinyal
aralıkları büyümektedir. Sinyaller arasındaki mesafenin değişmesi
sonucunda, gözlemciye ulaşan sinyal aralıkları 1 saniye olmaz. Bu
sebeple de, gözlemci saatin çalışma hızını ölçtüğünde onun farklı hızda
çalıştığını ölçecektir, çünkü gözlemcinin ancak kendisine ulaşan
sinyalleri ölçme şansı vardır.
Gözlemci sadece ölçecek midir? Hayır, aynı zamanda saatin farklı
çalıştığını GÖRECEKTİR, çünkü tik-tak sinyalleri ile birlikte aynı
zamanda saatin görüntüsünü taşıyan sinyaller de kendisine gelmektedir.
Saatin tik-tak sinyalleri için nasıl bir durum gerçekleşiyorsa, saatin
görüntüsünü taşıyan sinyaller için de aynı durum gerçekleşir.

Gözlemciye ulaşan sinyaller, saatin imajının (Ghost) nerede görüleceği bilgisini de taşır. Sinyal, gözlemcinin alanına hangi noktada giriş yapmış ise, gözlemci Ghost’u orada görecektir. Gözlemci ve saat birbirlerine göre hareket halinde oldukları için ve sinyalin gözlemciye varması belirli bir süre gerektirdiği için Ghost’un konumu daima Spring’den farklı yerde olur.
Gözlemcinin durağan ve saatin hareketli olduğu durumu ele alırsak,
olayların tamamen yukarıdakine benzer bir şekilde gerçekleştiğini
görürüz. Saat gözlemciye doğru gidiyorsa sinyal aralıkları kısalmakta,
uzaklaşıyorsa sinyal aralıkları büyümektedir. Bunun sonucunda gözlemci
saatin hızlı veya yavaş çalıştığını gözlemler ve ölçer.

Görüyoruz ki, kimin hareket halinde olduğu veya her ikisinin birden
hareket etmesi önemli değildir. Gözlemci ve saat eğer birbirlerine göre
hareket halinde iseler, zaman deformasyonu kaçınılmaz bir şekilde
gerçekleşmektedir ve gözlemci saatin farklı hızda çalıştığını görecek
ve ölçecektir. Zaman deformasyonu bir ALGILAMADIR.

Burada elektromanyetik dalgalar üzerinde meydana gelen deformasyonun
oluşum kuralını gördük. Referans sistemleri arasında hız farkının
olması, elektromanyetik dalgaların alan içindeki normal dağılım
düzenini değiştirmektedir. Deformasyon bu şekilde oluşmaktadır. Bunun
sonucunda da burada gördüğümüz üzere "zaman uzaması" veya Alice
Yasasındaki adıyla Zaman Deformasyonu gerçekleşmektedir.

Alice Yasası
|
Animated Figure 4 – GHOST ve SPRING’de bulunan saatlerin
tik-takları arasındaki farkın daha net bir şekilde görülebilmesi için,
buradaki animasyonda sinyallerin yayınlanma süreleri çok kısa
tutulmuştur. Bir özet olarak animasyonda gördüğümüz sonuçları yazalım:

Saat ve gözlemci birbirine göre hareket halindeyken oluşan zaman deformasyonu;
Animasyonun kaynak kodlarını buradan download
edebilirsiniz. Animasyon Flash CS3 ActionScript 3.0 ile hazırlanmıştır.

"Ghost And Spring" konusunun ne kadar önemli olduğu burada açıkça
görüyoruz. Ghost And Spring relativitenin bir bakıma özüdür.
Relativitenin etkileri daima GHOST üzerinde görülür.

Hareket eden saatlerin (Spring) eşzamanlı çalışacağının ispatını Alice
Yasasının Manifestosu ve Kurşun
Askerler adlı çalışmalarımda bulabilirsiniz. (Alice Yasası
Version 5 programında da bu durum gösterilmiştir, ki o zamanlar
Ghost and Spring bilgisine henüz erişmemiştim.)

Alice Yasası![]() Öyle olduğunu görmek ve ölçmek, gerçekte öyle olduğu anlamına gelmez. |

Zaman Deformasyonunun Diğer Sonuçları
Bu bölümle bağlantılı olması dolayısıyla iki konuya değinmek
istiyorum.

1) Algılama hızının değişmesi:
Relativitenin önemli sonuçlarından bir diğeri algılama hızımızı değiştirmesidir. Yukarıda sarkaçlı saat yerine bir televizyonun olduğunu düşünelim. Gözlemci için televizyondaki görüntülerin değişim hızı, televizyona doğru yaklaşıyorsa farklı, televizyondan uzaklaşıyorsa farklı olacaktır.
Gözlemcinin bir elma ağacına doğru gittiğini ve bu sırada bir
elmanın dalından kopup düştüğünü düşünelim. Elmanın düşüş hızı gözlemci
için normalden daha hızlı olur. Gözlemci ağaçtan uzaklaşıyor ise
elmanın düşüş hızı daha yavaş olur. Relativite gerçekten çok ilginç
sonuçlara yol açar. (Animated Figure 5)

Alice Yasası![]() Hareket yönündeki olayların (yakınlaşma) daha hızlı, hareket yönünün tersindeki olayların (uzaklaşma) daha yavaş gerçekleştiğini görürüz. |

Referans sistemleri arasındaki hız farkı ışık hızına ne kadar
yaklaşırsa relativitenin etkileri o derece artar. Eşzamanlılık
bölümünde bu konuyu daha geniş olarak ele alacağım. Alice Yasası
Versiyon 5 programında bu konuyla ilgili bilgi bulabilirsiniz.
2) Doppler Etkisi ile Zaman Deformasyonunun İlişkisi
Elektromanyetik dalgalarda görülen Doppler Etkisi, Alice Yasasının
(c+v)(c-v) matematiği ile direkt bağlantılıdır, onun bir sonucudur.
Relativitenin etkileri (zaman deformasyonu, algılama hızı, uzay
deformasyonu, vs) Doppler eşitliklerinden yararlanarak kolaylıkla
hesaplanabilir. Elektromanyetik dalgaların dalga boylarındaki veya
frekanslarındaki değişim miktarı, relativite etkilerinin hangi oranda
gerçekleştiğinin bir ölçüsüdür.

Alice Yasası![]() Elektromanyetik dalgalarda görülen Doppler Etkisi, Alice Yasasının ve (c+v)(c-v) matematiğinin direkt kanıtıdır. |

Doppler Effect’in oluşum mekanizması Alice Yasasında bütün açıklığı ile
görünür. Doppler konusundaki bilgiyi "DOPPLER
EFFECT ve ÖZEL RELATIVITE" ve "DOPPLER
ETKİSİ ve ÖZEL RELATIVITE ARASINDAKİ İLİŞKİ" adlı yayınlarımda
bulabilirsiniz. Doppler konusuna yazı dizisinin ilerleyen bir bölümünde
tekrar değineceğim.

|
19 Mayıs 1919
Bu makaleyi yayınlama günüm 19
Mayıs’a denk geldi. Türk gençleri, "Gençlik ve Spor Bayramı"nızı
buradan kutlarım. Mustafa Kemal Atatürk'ün büyük bir
önder ve bir dünya lideri olduğunu insan yaşlandıkça çok daha iyi
anlıyor. Sevgili gençler, gençliğiniz onunla daha güzel, zekanız daha parlak ve düşünceleriniz çok daha derin olacaktır. |

Aliceinphysics.com’da bu bölümle ilişkili mevcut yayınlar:


Han Erim
