Banner
Özel Relativite
ve
Uzay Deformasyonu
Han Erim
29 Ekim 2009
16 Kasım 2009 ve 10 Ekim 2010’da revize edilmiştir
Uzay deformasyonu üzerinde çalıştığım en yeni konulardan bir
tanesidir. Hayalet ve Pınar çalışmamdan sonra bu konunun üzerine
eğilmek benim için kaçınılmazdı. İlginç bir sonucun ortaya çıkmasını
bekliyordum; fakat ortaya çıkan sonuç karşısında gerçekten şaşırdım.
Doğa üç boyutludur ve bize ulaşan görüntüler üç boyuttan gelir. Yani
görüş alanımız bir derinlik içermektedir. Hayalet ve Pınar
kısmında, bir cismin gerçek konumu (Pınar) ile
gördüğümüz konumu (Hayalet) referans sistemleri
hareketliyse farklıdır.
Bu etkiyi doğanın üç boyutlu yapısıyla birleştirirsek, ortaya "Uzay
Deformasyonu" diyebileceğimiz bir algı çıkar. Uzay deformasyonu,
gördüğümüz Hayaletler üzerindeki deformasyonlardır. Şimdi bu
deformasyonun nasıl oluştuğunu görelim.
Flash
Alice Yasası Versiyon 6 kitabında tren kullanmıştım.
Burada tren yerine bir şehir var. Sağ tarafta bulunan gözlemci şehre
doğru bakmaktadır. Uzay deformasyonunun nasıl oluştuğunu anlamak için,
şehrin görüntüsünün gözlemciye nasıl ulaştığını düşünmek gerekiyor.
Animasyonda, şehrin en uzak noktasından boş olarak yola çıkan bir
görüntü paketi (vagon) olduğunu görüyoruz. Paket yolu boyunca o an
bulunduğu noktada yola yeni çıkan görüntüleri toplamakta ve yolunun
sonunda gözlemciye varmaktadır. Ben bu duruma "elektromanyetik
dalgaların kardeşliği" adını verdim. Animasyonda elektromanyetik
dalgaları kasketli fotonlar temsil ediyor. Görüyoruz ki aynı paketin
içinde değişik zamanlarda ve değişik uzaklıklardan yola çıkmış pek çok
elektromanyetik dalga vardır. Bu görüntü paketi bütün içeri ile
gözlemciye tek bir anda ve tek bir paket olarak ulaşmıştır. Paket
gözlemciye vardığında gözlemci bu görüntü paketini yorumlayacak ve
şehrin görüntüsünü zihninde canlanacaktır.
Gözlemcinin HAYALETI nerede göreceğini, Hayalet ve Pınar kısmında
görmüştük. Uzay deformasyonunu anlamak için bu hesabı paket içindeki
her bir foton yapacağız. Her foton hayaletin belirli bir bölümünü
temsil edecek ve onun bir kısmını oluşturacaktır. Sonuçta ortaya
çıkacak HAYALET görüntüsü, PINAR dan farklı olursa UZAY DEFORMASYONU
gerçekleşmiş olur. Burada ki örneğimizde Gözlemci ve Şehir birbirine
göre hareketsiz olduğu için Hayalet ve Pınar üst üste binecektir. Yani
deformasyon yoktur.
Fakat, eğer birbirlerine göre hareket halinde olsalardı, gözlemcinin
gördüğü Hayalet üzerinde bir deformasyon oluşacaktı. Yola çıkan her
foton için, o fotona ait hayaletin nerede görüneceğini animasyonumuzda
gösterirsek, uzay deformasyonunun nasıl gerçekleştiğini de görmüş
olacağız.
Flash
Uzay deformasyonunu gösteren yukarıdaki animasyonda
fotonlar için şehrin önü ve arkası olmak üzere yalnızca iki nokta
kullandım. Şehrin arkasından yola çıkan foton, şehrin önüne vardığında,
o anda oradan yola çıkan diğer fotonla bir görüntü paketi oluşturuyor
ve her iki foton beraberce gözlemciye varıyorlar.
Gözlemciye varan her foton çifti Hayaletin ön ve arka kısımlarının
nerede olacağını belirleceğinden gözlemciye göre şehrin hayaleti bu iki
nokta arasında yer alacaktır.
Görüntü paketinin gözlemcinin alanı üzerinde yol aldığına dikkat
edelim. Gözlemcinin hareket halinde olması durumunda tabii olarak (c+v)
(c-v) matematiği oluşur ve şehrin arka ucundan yola çıkan fotonun
şehrin baş tarafına varma süresi değişir. İşte bu değişiklik,
gözlemcinin şehrin boyutlarını farklı algılamasına yol açar.
Uzay deformasyonu hareket doğrultusunda oluşan bir etkidir. Uzay
genleşmesi veya uzay sıkışması şeklinde gerçekleşir. Bu konuda bir
kural yazabiliriz.
Kural: Hareket halindeki cisimler önlerindeki uzay parçasının
derinlemesine olarak uzadığını, arkalarında kalan uzay parçasının
derinlemesine olarak sıkıştığını görecektir.
Uzay deformasyonun miktarı ne olabilir? sorusunu da cevaplamak isterim.
Eğer gözlemci gördüğü cisme doğru gidiyorsa (c-v) matematiği
oluşacaktır ve eğer gözlemci cisme doğru c (ışık hızı) hızına çok yakın
bir hızla geliyorsa, şehrin arkasından yola çıkan foton ile şehrin ön
tarafından çıkan fotonun eşleşmesi çok uzun zaman alacaktır. Diğer bir
deyişle uzay genleşmesinin miktarı bu taktirde sonsuza yaklaşır.
Gözlemci cisimden uzaklaşıyorsa (c+v) matematiği oluşacaktır ve eğer
ışık hızına çok yakın bir hızla uzaklaşıyorsa , bu taktirde de
fotonların eşleşme süresi giderek kısalacaktır. Bunun sonucunda uzay
büzülmesinin miktarı orijinal boyutun yarısına doğru yaklaşır. Uzay
büzülmesi en fazla orijinal boyutun yarısı kadar olabilir.
Uzay deformasyonunun bir algılama olduğunu söylemiştim. Ancak doğayı
algıladığımız şekliyle yaşamak zorunda olduğumuzdan, uzay deformasyonu
aynı zamanda büyük bir gerçeklikte arz eder. Özellikle çok büyük hızlar
söz konusu olduğunda deformasyonun miktarı da büyük ölçüde
artacağından, böyle bir ortam içinde bulunan bir gözlemci, normalden
çok değişik bir uzay içerisinde bulunacaktır. Uzay deformasyonu etkisi
hareket halinde olmamız durumunda, hıza bağlı olarak az veya çok her
zaman vardır.
Takip eden iki grafik bize uzay deformasyonunu nasıl
hesaplayabileceğimizi göstermektedir. Birincisi (c-v) ve ikincisi (c+v)
içindir.
Flash
Flash
Uzay deformasyonu (c+v) (c-v) matematiğinin bize
gösterdiği önemli sonuçlarından bir başkasıdır. Hayalet üzerindeki uzay
deformasyonu miktarı aşağıdaki denkleme göre
hesaplanır. deforme olmuş
boyut = orijinal boyut . c /(c±v)

Ekleme (10 ekim 2010)
Alice Yasası Version 6 yı yazmayı bitirdiğim zaman henüz Doppler
Etkisi ile Alice Yasası arasındaki direk ilişkiyi fark etmemiştim.
Doppler etkisi üzerine yaptığım çalışmalarım, onun uzay deformasyonu
ile olan ilişkisini de ortaya çıkarmıştır. Doppler Etkisinin varlığı
uzay deformasyonun oluştuğu anlamına gelmektedir. Bu konuda iki çalışma
yayınladım.
DOPPLER
EFFECT ve ÖZEL RELATİVİTE
DOPPLER
ETKİSİ ve ÖZEL RELATİVİTE ARASINDAKİ İLİŞKİ. ERİM
EŞİTLİKLERİ