banner
BYTE KAYMASI
HELLO WORLD
Bölüm 2
SİNYAL HIZLARI
Han Erim
30 Kasım 2015
Yazının
birinci bölümünde , hareket halindeki frame'ler (referans
sistemleri) ile kablosuz haberleşme yapılırken Doppler Shift (Doppler
Kayması) nedeniyle elektromanyetik sinyaller üzerinde oluşan Byte Shift
(Bayt Kayması) durumunun nasıl oluştuğunu gördük. Bu ikinci bölümde
Byte Shift olayından yararlanarak, hareket halindeki bir frame'e doğru
giden sinyalin hızı konusunu anlatacağım.
Tekrar olmaması için yazının birinci bölümde anlatılanları burada
anlatmadım. Dolayısıyla, birinci bölümü okumamış iseniz, öncelikle onu
okuyarak başlamanızı rica ederim.
Buradaki olayımız, karşıt yönlerde giden iki uçak, bir dağ ve
sinyal vericisinden oluşsun (Figür 1). Uçaklar
"Buluşma noktasına" doğru ilerlerken, "HELLO WORLD" mesajı yola
çıkıyor. Dağ ve iki uçaktaki sinyal alıcılarının vericiye eşit
uzaklıkta olduğu "Buluşma Noktası"ndaki anı inceleyeceğiz.



Sinyal hızını hesaplayacağımız için olayı şu şekilde kurgulayalım:
Buluşma noktasına varıldığı anda, dağ üzerinde bulunan sinyal alıcısı
"HELLO WORLD" mesajının 44'üncü Bit'ini almakta olsun. "Hello
World" mesajı 88 Bitten oluştuğu için, 44'üncü Bit mesajın tam
orta noktasına denk düşmektedir. Şimdi gerekli Byte Kayması hesaplarını
yaparak, "Buluşma Noktası"nda uçakların mesajın hangi Bit'ini aldığını
bulalım.

Yukarıda gördüğümüz Figür 2'de sinyaller aynı
vericiden gelmektedir fakat verici çok uzak bir mesafede olduğu için
figüre dahil edilmemiştir. Figür, aşağıdaki Excel tablosu temel
alınarak hazırlanmıştır. İnceleme amacıyla Excel dosyasını buradan indirebilirsiniz.
Figürde görüyoruz ki, Byte Kayması nedeniyle dağdaki alıcı Boşluk
karakterini alırken, uzaklaşan uçağın alıcısı L
karakterini, yaklaşan uçağın alıcısı ise O
karakterini almaktadır. Ancak konumuz sinyal hızları olduğundan burada
Byte'lardan ziyade Bit'ler üzerinden konuşmak gerekiyor.
Hesaplarda görüyoruz ki; "HELLO WORLD" mesajını taşıyan sinyal
zinciri, vericiden uzaklaşan uçak için +1,4176 metre ve vericiye
yaklaşan uçak için -1,4176 metre kaymıştır. Bu mesafelerden
yararlanılarak, 44'üncü Bit'in konumları figürde
işaretlenmiştir. Sinyal hızlarını bulacağımız bir sonraki aşamada, 44'üncü
Bit'in konumlarından yararlanacağız.
Bir not olarak; figürde, varış noktalarından sonra sinyallerin
yollarına devam ettikleri görülüyor. Gerçekte böyle bir şey olmaz, bir
sinyalin yolculuğu hedefine ulaştığı anda biter. Figür bu şekilde
hazırlanmıştır çünkü gerekli hesaplamalar için böyle gösterim tercih
edilmiştir.
| BYTE
KAYMASI HESABI |
| Uçakların Hızları (MACH) |
2,5 |
| Sinyal Frekansı (GHz) |
3,18 |
| Sinyal Vericisinin Mesafesi (kilometre) |
500 |
| Işık Hızı (c) (metre/saniye) |
299792458 |
| Uçak Hızları (v) (MACH × 340 m/s) |
850 |
| Sinyal Vericisinin Uzaklığı (milimetre) |
500000000 |
| Sinyal Üzerindeki Doppler Etkisi |
| Vericinin hareketsiz olduğu kabul edilmiştir. Bütün λ
değerleri milimetre cinsindendir. |
|
| Dalga boyu (λ₀) - Dağ için |
94,27435786 |
| Dalga boyu (λ₁) - Uzaklaşan uçak için |
94,27462516 |
| Dalga boyu (λ₂) - Yaklaşan uçak için |
94,27409057 |
| Buluşma Noktası Hesapları |
| Dağ için Bit sayısı (n₀ = mesafe / λ₀) |
5303669,114 |
| Uzaklaşan uçak için Bit sayısı (n₁ = mesafe / λ₁) |
5303654,076 |
| Yaklaşan uçak için Bit sayısı (n₂ = mesafe / λ₂) |
5303684,151 |
| Dağ ile uzaklaşan uçak arasındaki Bit kayması (n₀ - n₁) |
15,0374 |
| Dağ ile yaklaşan uçak arasındaki Bit kayması (n₀ - n₂) |
-15,0375 |
| Uzaklaşan uçak ile yaklaşan uçak arasındaki Bit kayması (n₂ -
n₁) |
30,0749 |
Not: Burada kullanılan değerler hesaplama
amaçlıdır. Gerçek uygulamalarda küçük değişimler olabilir.

Sinyal Hızlarının Hesaplanması
Figür 3, Excel tablosundaki değerler esas alınarak hazırlanmıştır.
Her üç frame için 44'üncü Bit'in nerede olduğunu bildiğimize göre,
sinyal vericisine göre 44'üncü Bit'in hangi uzaklıklarda olduğunu
yazalım.
Sinyal vericisine göre 44'üncü Bit'in uzaklıkları:
Uzaklaşan uçak için: 500000 + 1,4176 = 500001,4176 metre
Yaklaşan uçak için: 500000 - 1,4176 = 499998,5824 metre
Dağ için: 500000 metre
Vericiden çıkan sinyalin dağdaki alıcıya varış zamanı:
Δt = Mesafe / Işık Hızı = 500000 / 299792458 ≈ 0,00166782 saniye
Bu sürede:
- Uzaklaşan uçağa giden sinyal 500001,4176 metre yol almıştır,
- Yaklaşan uçağa giden sinyal 499998,5824 metre yol almıştır.
Bu bilgilerle:
Uzaklaşan uçak için: (c + v) × Δt = (299792458 + 850) × 0,00166782 =
500001,4176 metre
Yaklaşan uçak için: (c - v) × Δt = (299792458 - 850) × 0,00166782 =
499998,5824 metre
Sonuç olarak:
- Dağa giden sinyalin hızı = c = 299792458 m/s
- Uzaklaşan uçağa giden sinyalin hızı = c + v = 299793308 m/s
- Yaklaşan uçağa giden sinyalin hızı = c - v = 299791608 m/s
Elektromanyetik Teori İçin (c+v)(c-v) Matematiği
Burada teorik açıklamalara girmeden, Doppler kayması eşitliklerine
dayanarak Elektromanyetik Teori için (c+v)(c-v) matematiğinin geçerli
olduğunu ortaya koydum.
Önemle belirtmeliyim ki, aynı kaynaktan çıkan elektromanyetik
dalgaların hareket halindeki farklı hedeflere farklı hızlarda gitmesi,
"c" sabitinin ihlali anlamına gelmez.
Bu örnekte, ışık hızı sabiti korunmuştur:
- Uzaklaşan uçağa göre gelen sinyalin hızı = 299793308 - 850 = 299792458
m/s
- Yaklaşan uçağa göre gelen sinyalin hızı = 299791608 + 850 = 299792458
m/s
Sonuç olarak, bir elektromanyetik dalga, varış hedefinin referans
sistemini temel almakta ve o referans sistemine göre c
hızıyla gitmektedir. Bu sayfa kullanılan örnek bunu açıklamaktadır.
Byte Kaymasının matematiği, elektromanyetik dalgaların hareketli
hedeflere göre farklı hızlar sergileyebileceğini ve ışık hızı sabitinin
doğru yorumlanması gerektiğini göstermektedir.
Vurgulamak gerekir ki: Hareketli hedefe doğru
giden bir elektromanyetik dalganın hızı şimdiye kadar hiç
ölçülmemiştir.
Eğer bu ölçüm Elektromanyetik Teorinin inşa aşamasında yapılmış
olsaydı, burada anlatılan bilgiler bugün herkes tarafından bilinirdi.
(c+v)(c-v) matematiği, Elektromanyetik Teoriyi genişletmekte ve
eksikliklerini gidermektedir.
Bilim insanlarının bu çalışmayı dikkate almasını ve Byte
Kayması ölçümünün yapılmasını umut ediyorum. Bu ölçüm,
Elektromanyetik Teoriye önemli bir katkı sağlayacak ve bilimde büyük
bir ilerleme yaratacaktır.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Han Erim