Banner
YÖRÜNGE
ve
ÖZEL RELATIVITE
Han Erim
3 Şubat 2010
Alice Yasası versiyon 5'i yazdıktan bir kaç yıl sonra, Special
Relativite konusunda önemli bir eksiklik olduğunu hissetmeye başladım.
Bu eksikliğin nereden kaynaklandığı anlamak ve bir çözüme ulaşabilmek
ancak Hayalet ve Pınar (İmaj ve Kaynak) konusunu yazabilmemle mümkün
oldu. Bu bölüm gerçektende Alice Yasasında Özel Relativite de yaşanan
tıkanıklığı gidermiş ve onun önünü açmıştır. Bu çalışmam önemli
sonuçları ve açılımları da beraberinde getirmiştir. Saat
senkronizasyonu, uzay deformasyonu ve algılama hızı konusundaki
yayınlarım bu çalışmanın sonuçlarıdır. Hayalet ve Pınar çalışmam
Doppler Etkisi ile Özel Relativitenin ilişkisini de ortaya çıkarmıştır
ki bu gerçekten harika bir sonuçtur.
Bu yazımın konusu da Hayalet ve Pınar çalışmamın sonuçlarından bir
diğeridir. Burada sizlere gezegenlerin ve yıldızların yörünge
hesaplarının Hayalet ve Pınar etkileri dikkate alınarak nasıl
hesaplanması gerektiği anlatacağım. Konu gerçekten müthiş, öyle değil
mi?
|
Hayalet ve Pınar Hakkında (Imaj
ve Kaynak)

Imaj
ve Kaynak yerine niçin Hayalet ve Pınar kelimelerini seçtiğimi de
burada size anlatmak istiyorum. Türkçe de Pınar ve Kaynak kelimelerinin
anlamları hemen hemen aynıdır ve su çıkan yer anlamına gelir. Ancak,
Pınar kelimesi denilince akla mutlaka temiz ve güzel bir su kaynağı
gelir. Kaynak kelimesi ise genel bir ifadedir. Mesela bir atık su
kaynağından söz edebiliriz, ama bir atık su pınarı olmaz. Pınar el
değmemiş, pırıl pırıl, tertemizdir. Pınar kelimesi aynı zamanda mistik
ve büyülüdür. Bir vurgulamayı kuvvetlendirmek istersek genellikle
Kaynak yerine Pınar demeyi tercih ederiz. İşte bu yüzden Alice
Yasasında elektromanyetik dalga kaynağına Pınar adını verdim. İngilizce
de Pınar kelimesinin karşılığı olabilecek en uygun kelime SPRING idi.
Spring kelimesinin fizikte zemberek, spiral çelik yay anlamına
geldiğini daha sonra öğrendim. Pınar kelimesini o kadar çok yerde o
kadar çok farklı çalışmada kullandım ki değiştirmeye korktum. Hem bunun
o kadar da önemli olduğunu sanmıyorum. Siz pınar ile neyin
kastedildiğini artık biliyorsunuz, önemli olan da bu. Özel Relativite
sebebiyle oluşan imajları ifade etmek için seçtiğim Hayalet kelimesi
ise kendiliğinden geldi. Hayaletler yürür, konuşur, uzar, büzülür,
parlar, solar aynı zamanda çok şaşırtıcıdır, maddesel bir kimliği de
yoktur. Konu üzerinde çalışırken gördüklerimden, ortaya çıkan
sonuçlardan dolayı o kadar büyük bir şaşkınlığa düştüm ki, bu durumu
adlandırmak için aklıma başka bir kelime gelmedi. Hayalet kelimesi
meydana gelen ilginçliği, tuhaflığı ifade etmekte bence oldukça tutarlı
kalıyor. Hayalet ve Pınar şekilde farklı kelimeler kullanmamın bir
yararı da olacaktır. Hayalet ve Pınar etkilerinden bahsettiğimiz zaman
herkes Alice Yasasından ve onun (c+v) (c-v) matematiğinden
bahsedildiğini anlayacaktır. Bu ayrımın net bir şekilde ifade edilmesi,
özellikle Alice Yasasının tanınma dönemi içinde kanımca çok gerekli
olacaktır.
|
YÖRÜNGE
Yazımı astrofizikçilere ve gökbilimcilere ve göklerle uğraşanlara
itaf ediyorum.

Başlangıç noktası olarak, Hayalet ve Pınar çalışmasının ilk
animasyonunu bir figür üzerinde görelim. Bu çalışmayı okumadıysanız
önce lütfen onu okuyunuz.

- Yörüngede hareket halinde olan bir gezegen (Pınar) vardır.
- Gezegen A noktasında iken, gezegene ait imaj paketi yola çıkar.
(I)
- İmaj paketi gözlemciye doğru yol alırken gezegen yörüngedeki
yoluna devam eder. (II)
- İmaj paketi gözlemciye vardığında, gözlemci gezegenin hayaletini
(imajını) A noktasında görür. Bu anda gezegen (Pınar) B
noktasındadır. (III)
Öncelikle, gözlemcinin hayaleti niçin A noktasında
göreceğini sorusunu cevaplama gerekiyor. Bu sorunun cevabı aslında çok
ilginçtir çünkü bu soruya ancak mantıksal olarak bir cevap verebilmek
mümkündür. Cevap şöylerdir: Hayaletin görülmesi gereken yer olarak,
A noktasının haricinde öne sürebileceğimiz başka hiç bir referans
noktası yoktur. Mevcut bilgimiz, bizi zorunlu olarak bu şekilde bir
varsayıma ve kabule yönlendirmektedir. Bu cevabı yeterince tatmin edici
bulmayabilirsiniz ancak bu varsayımın doğru olduğunu kabul etmekten
başka yapılabilecek bir şey yoktur. Dolayısıyla bu varsayımın
doğru kabul edip, birinci referans noktası olarak adlandıralım.

Birinci referans noktasındaki durumu
matematiksel olarak ifade edersek, imaj paketi A noktasında gözlemciye
göre d = c . t mesafesinden yola çıkmış ise, gözlemci hayaleti
kendi referens sitemine göre gene d = c . t mesafesinde
görecektir. Bu durumu koordinat sistemi kullanarak da ifade edebiliriz.
İmaj paketi gözlemciye göre x ve y konumundan yola
çıkmış ise gözlemci hayaleti gene aynı x ve y
konumunda görecektir. (Figür 2)

Şimdi yukarıdaki matematiğe sadık kalarak buraya kadar olan kısmı
bir animasyon üzerinde görelim. Animasyonda, dünya üzerinde bulunan
bir gözlemcinin Merkür gezegenini nerede göreceğini inceleyeceğiz.
(Animasyon 1)
flash1
Gezegen (Pınar) ve Hayalet yörünge çizgisi üzerinde
hareket etmektedirler. Elbette ki görüntü paketinin gözlemciye varması
için bir zaman geçmesi gerektiğinden hayalet gezegeni belirli bir
uzaklıktan takip edecektir. Bu animasyonda, yörünge referans
sistemine göre gözlemcinin hareketsiz olduğuna dikkat
edelim.

Gözlemcinin gezegeni (Pınar) değil onun hayaletini
göreceğini biliyoruz. Animasyon bize bazı etkilerin varlığını
göstermektedir.
-
Işığın hızı için ne kadar büyük bir değer seçersek,
hayalet ve pınarın birbirine olan uzaklığı o derece azalmaktadır. Çünkü
ışık aradaki mesafeyi daha kısa bir sürede kat edecektir.
-
Gözlemcinin gezegene (pınara) olan uzaklığı ne
kadar artarsa, hayalet ve pınarın konumu birbirinden o derece
farklılaşacaktır. Sebep gene aynıdır. ışık aradaki mesafeyi nekadar
uzun bir sürede kat ederse hayalet ve pınarın konumu birbirinde o
derece farklılaşacaktır..
-
Gezegenin yörüngedeki hızı burada sabit olmasına
rağmen hayaletin hızı değişkendir. (Bu durumu ışığın hızını
azaltırsanız bu etkiyi daha açık bir şekilde görebilirsiniz.)
Sanıyorum ki, buraya kadar olan kısımla ilgili olarak bir
itirazınız olmayacaktır. Aslında buraya kadar anlattıklarımın
bildiğinizi düşündüğüm bir olayın matematiksel yorumu ve onu bir
animasyon üzerinde görmekten ibarettir. Buraya kadar olan kısmı
aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
Gözlemci hayaleti d=c . t mesafesinde görür.
(Figure3)


Başlangıç örneğimizde gezegen hareket ediyordu ve gözlemci duruyordu.
Şimdi tersini düşünelim. Gözlemci hareket etsin ve gezegen
B noktasında
dursun. Bu durumda da gözlemci hayaleti gene
d = c . t mesafesinde
(kendisine göre aynı x,y koordinatlarında) yani
A noktasında
görecektir. (
Figür 4)


Burada da niçin sorusuna yukarıdakine benzer bir cevap veriyorum:
Yukarıda yazdığımız birinci referans noktasına aykırı düşmeden,
hayaletin görüleceği yer konusunda A noktasının haricinde
başka bir yer öne sürebilmemize olanak yoktur. Elimizdeki bilgi bizi
zorunlu olarak bu şekilde bir varsayıma yönlendirir. Çünkü gezegen
veya gözlemci, hangisi hareket halinde olursa olsun aynı sonuç elde
edilmelidir. Burayı da ikinci referans noktası olarak
adlandıralım.

Böylelikle
iki referans noktasından hareketle bir temel elde ettik. İlk
animasyonda dünya Merkür'ün yörüngesine göre hareketsiz idi. Şu andan
sonra dünyayı da kendi yörüngesinde hareket ettirerek ikinci animasyon
üzerinde sonuçları görelim. Bakalım ne gibi bir sonuç ortaya çıkacak.
Bir sonraki animasyon bu durumu gösteriyor. (Animasyon 2)
flash2
Dünyanın hareket halinde olması sebebiyle Merkür'ün hayaleti artık
yörünge çizgisi üzerinde değildir. Eğer "Draw Orbit" butonuna
basarsanız hayaletin nasıl bir yörünge üzerinde hareket ettiğini
görebilirsiniz.

Hayaletin her durumda yörünge çizgisi üzerinde olması gerektiğini
düşünebilirsiniz ancak böyle bir ihtimal yoktur çünkü bu durumda d
= c . t eşitliği ihlal edilir. Böyle bir öneri aynı zamanda c
ışık hızı sabitini ihlal eder. Hayalet her zaman için d = c . t
mesafesinde görünecektir.

Dünyanın kendi etrafında dönmesi dolayısıyla, burada yapılan
hesapların değişmesi gerektiğini de düşünebilirsiniz. Ancak bu da doğru
değildir. Eğer böyle bir durum var olsaydı, gökyüzüne baktığımızda
yıldızların dünyanın dönüşü ile birlikte yer değiştirmesi gerekirdi.
Cismin kendi etrafında dönmesi hayaletin konumu üzerinde etkisizdir.

Buraya kadar sizlere hiç Alice Yasasından ve onun (c+v) (c-v)
matematiğinden bahsetmedim. Gerçekte burada anlatıklarım onun
kurallarıdır. Alice Yasasını ve onun (c+v) (c-v)
matematiğinin kurallarını bilirseniz burada anlatılanları çok daha
kolay yorumlayabilir ve ilişkileri çok daha net bir şekilde
görebilirsiniz.

Önemli bir detay unutulmadı mı? Elbette ki güneşe baktığımızda da
onun Pınarını değil onun Hayaletini göreceğiz. O halde animasyona
Güneşin hayaletini de ekleyerek gerçek durumu görelim. (Animasyon
3)
flash3
Animasyonun kaynak kodlarını Flash (.fla) dosyası olarak buradan
download edebilirsiniz. (Flash CS3, Action Script 3.0)
Kaynak
kodu download et.
SONUÇLAR

Yazıma başlarken, bu çalışmamı astrofizikçilere ve gökbilimcilere
ithaf ettiğimi söylemiştim. Tabi ki bunu yapmamın bir amacı var. Bu
yazıyı okuduğunuza göre, şimdi sizin bir astrofizikçi veya bir
gökbilimci olduğunuzu var sayarak size soruyorum. Bundan sonra bu
konuda hiç bir şey yapmadan yolunuza devam mı edeceksiniz? Gökyüzünü
anlamaya çalışan sizler bu yazımı yazılmamış mı var sayacaksınız.
Gökyüzüne baktığınızda orada gördüklerinizi yorumlarken buradaki
bilgileri kullanmayacak mısınız? Doğrusu bunu yaparsanız sizin
için söylenecek tek bir şey var. Kendinizi böyle acınacak bir bilim
adamı haline dönüştürmeyiniz.

Esasen
burada yazdıklarım Alice Yasasının sonuçlarından yalnızca bir
tanesidir. Alice Yasası fizikte çok büyük bir değişimi temsil
eder. Açıklıkla söylerim ki Özel Relativite sizlere öğretilenden,
bugüne kadar öğrendiklerinizden çok farklıdır. Alice Yasasının
haricinde başka bir relativite teorisi de yoktur. Burada yazdıklarım da
özel relativitenin sonuçlarıdır. Kendinizi bilinçsiz bir şekilde Albert
Einstein'ın özel relativite matematiğine teslim etmeyiniz. Bu tür bir
teslimiyetin sonuçları kendiniz için çok korkunç olmaktadır. Bunun
yerine Alice Yasasını ve onu Einstein fiziğinden ayıran farkı anlamaya
çalışınız. Web sitemde birbirinden güzel, birbirinden değerli yayınlar
bulacaksınız.

Şunu
da söylemek isterim ki, Alice Yasası çok uzun bir zaman içerisinde
yavaş yavaş gelişmiştir. Eski tarihli çalışmalarımı okuduğunuzda, yeni
çalışmalarımda göreceğiniz bazı bilgilerin olmadığını göreceksiniz. Bu
elbette ki çok doğal, ilerki bir tarihte ulaştığım bilgileri o anda
yazamazdım. Bu sebeple siz de bu durumu doğal karşılayınız ve okuma
sıranızı çalışmaların tarih sırasına göre düzenleyiniz. Eski
çalışmalarımdan yeni çalışmalarıma doğru okuyunuz. Başlangıç noktası
olarak Alice Yasası versiyon 6 ile başlamanızı tavsiye ederim. Onu bir
yazıcıdan çıktı alarak kitap haline getirdikten sonra okumanızı size
ayrıca tavsiye ediyorum. Alice Yasası versiyon 5'i okumak
isterseniz
daha sonra okuyunuz. Ümit ediyorum ki Alice Yasası Versiyon 7'i
yayınladığımda bütün bu karışıklıklar sona erecektir.

Teleskopu
gökyüzüne çevirip baktığımızda gördüğümüz durumu burada anlattım.
Gördüklerimiz yalnızca hayaletler ve onların izledikleri yörüngelerdir.
Sizler yani astrofizikçi ve gökbilimci arkadaşlarım, henüz kendi güneş
sistemimizde bulunan gezegenlerin gerçek yörüngelerini bile
bilmiyorsunuz. Profesör, doktor veya başka bir unvan taşımanız bu
gerçeği değiştirmiyor.

Buradaki bilgileri kullanarak gezegenlerimizin gerçek yörüngelerini
bulma görevi size aittir. Çalışma arkadaşlarınızın bu yazıyı okumasını
sağlamak ve Alice Yasasını tanıtmak da gene size düşen bir başka önemli
görevdir.

Han Erim