7. (c+v)(c-v)
MATEMATİĞİ İLE DÜŞÜNMEK
(c+v)(c-v) matematiği ile
düşünmenin mantığı gerçekte son derece
basittir. Aşağıdaki figürde dağda bulunan bir istasyonun bir uçak ile
haberleştiği tasvir edilmiştir. Birbirine göre hareket halinde olan iki
çerçeve vardır. Sinyal hızlarını bulmamız için düşüncemizi iki konuya
odaklayacağız. Sinyali kim gönderiyor? Sinyali kim alıyor?



Figürde
sinyal uçağa doğru gitmektedir. Sinyali gönderen vericinin referans
sistemine göre, gönderdiği sinyalin kendisine göre hızı c+v olacaktır
(sinyali yollayan taraf olduğu için), uçak vericiye doğru gelseydi
sinyal hızı c-v olurdu. Aynı sinyalin uçağın referans sistemine göre
hızı ise c olacaktır (sinyal kendisine geldiği için).



Bu
ikinci figürde ise sinyali uçak yollamıştır. Sinyali gönderen kim?
uçak. O halde uçağın referans sistemine göre, yerdeki alıcıya
gönderdiği sinyalin hızı c+v olur. Sinyali alan kim? Yerdeki istasyon.
O halde istasyonun referans sistemine göre, kendisine doğru gelen
sinyalin hızı c olur.
Prensipleri daima hatırlayalım.
Bir olayı incelerken herhangi bir
güçlük yaşamamız durumunda referans sistemlerinden herhangi birini
durağan ve diğerini hareketli kabul ederek karşılaştığımız güçlüğü
yenmemiz mümkündür.


Yukarıdaki
figürde, büyük koordinat sistemine göre farklı hızlarda ve farklı
yönlere giden üç uçak görülüyor. Bir numaralı uçağın referans sistemine
göre, iki numaralı uçağın üç numaralı uçağa gönderdiği sinyalin hızı
nedir?
Cevap: Sinyal kendisini
yayınlayan uçağın hızından bağımsız olarak,
hedefi olan üçüncü uçağın referans sistemine göre kendisine c hızıyla
gelecektir. Birinci ve üçüncü uçakların birbirine göre hızları v1
+ v3 tür. Dolayısıyla birinci uçağın referans sistemine göre
sinyalin hızı: c' = c + v1 + v3 olacaktır.
Görüyoruz ki, kuralları ve prensipleri uyguladığımızda cevaplara
kolaylıkla ulaşabiliyoruz.
Şimdi çok ilginç bir noktaya
geliyoruz. Sinyal kaynağımız bir lamba
olsun ve etrafında da farklı yönlere farkı hızlarda gitmekte olan bir
çok cisim olsun. Lambanın referans sistemine göre yayınladığı ışıklar
hareket etmekte olan her cisme farklı bir hızda gidecektir. Bu
gerçeklik (c+v)(c-v) matematiğinin bize birinci elden dikte ettiği
kaçınılmaz sonuçtur. Bütün bunlar olurken c ışık hızı sabitinin büyük
bir titizlikle korunduğuna da dikkat edelim. Her referans sistemine
göre, kendisine doğru gelen ışığın hızı c olmaktadır. Ne kadar
harikulade ve şaşırtıcı bir olayla karşı karşıya olduğunuzu düşünmenizi
isterim.


Aşağıda iki
sporcu koşmakta ve lambadan onlara doğru
ışık gelmektedir. Arkada olan koşucunun hızı v1, önde
olanının hızı v2 dir. Bu durumda (c+v)(c-v) matematiği nasıl
vuku bulacaktır?



Koşucuların
hızlarının v1 ve v2
olduğu düşünerek, lambanın referans sistemine göre; ışığın arkada olan
sporcuya c+v1 ve önde olana sporcuya c+v2
hızıyla gideceğini söylemek genel bir yaklaşım olarak elbette doğrudur,
ama bu yalnızca sadece genel bir yaklaşım olur. Özel olarak incelersek
durum hiç de öyle değildir. Lambanın referans sistemine göre, sporcular
koşarken vücutlarını oluşturan uzuvların hızları farklıdır. Sporcuların
gövdeleri, başları, elleri, ayakları, kolları, bacakları, hatta
koşarken dalgalanan saçlarının her bir teli lambadan çıkan ışıklar için
farklı bir varış hedefidir. Dolayısıyla lambadan çıkan ışıklar
sporcuların vücutlarındaki her noktaya farklı bir hızda gidecektir.
Burada iki önemli mantıksal
sonuç görüyoruz.
Bir cismi oluşturan parçaların
her birisi ayrı bir cisimdir. Cismi
oluşturan elemanların her biri (c+v)(c-v) matematiğinin kurallarına
göre farklı bir cisim ve farklı bir referans sistemidir. Bu konuya daha
ilerde tekrar değineceğim, bu yüzden şimdilik bu aşamada bırakıyorum.
Diğer sonuç ise şudur;
(c+v)(c-v) matematiği bize ışığı bir bütünlük
olarak görmememiz gerektiğini söyler. Işık dediğimiz şey neredeyse
sonsuz miktarda yayınlanan bir elektromanyetik dalgalar (fotonlar)
kümesidir. (c+v)(c-v) matematiği bize küme ile değil kümeyi oluşturan
elemanlarla düşünmemiz gerektiğini yani ışıkla değil fotonlarla
düşünmemiz gerektiğini söylemektedir. Tek bir foton ve hedef olarak da
tek bir varış noktası. Konuyu bir kaç soru sorarak biraz daha
derinleştirelim.
Soru: Lambadan çıkan fotonları yayınlayan nedir?
Cevap: Lambanın flamentini oluşturan atomlar ısınınca foton yayınlamaya
başlarlar.
Soru: Yayınlanan fotonunun varış hedefi nedir?
Cevap: Başka bir cisim üzerindeki bir atomdur.
Dolayısıyla (c+v)(c-v)
matematiği esasında iki atom arasında
gerçekleşen elektromanyetik etkileşimde fotonun hızıyla ilgili
kuralları tanımlamaktadır. Işığı (fotonu) gönderen referans sistemi
fotonu yayınlayan atomdur ve yayınlanan fotonun varış noktası yani
hedef referans sistemi fotonu alacak olan atomdur. Eğer iki atom
birbirine göre hareket halinde ise yayınlanan foton (c+v)(c-v)
matematiği ile tanımlanan şekilde davranacaktır.



Elbette
düşüncelerde daha da derine inmek mümkündür. Elektromanyetik
etkileşimin esasen elektronlar tarafından gerçekleştirildiğini
dolayısıyla (c+v)(c-v) matematiğinin iki elektron arasındaki
elektromanyetik etkileşim ile ilgili olması gerektiği de
düşünebilirsiniz. Ben burada atom seviyesine kadar inmeyi tercih ettim.
Normal olarak (c+v)(c-v) matematiği ile düşünmemiz için atom ölçeğine,
atomun iç yapısına inmemiz gerekmez. Koşucular örneğinde olduğu gibi
cisimlerle ve ışıkla ile değil de onu oluşturan elektromanyetik
dalgalarla düşünmek fazlasıyla yeterli olacaktır.
Tabii olarak bu aşamada şöyle
bir soru kendiliğinden gelmektedir: Bir
fotonun kendi varma hedefinin hangi cisim olacağını bilmesi, onun
referans sistemini temel alması, hedefi hareket halinde olsa bile bunu
bilmesi, onun referans sistemine göre c hızıyla yol alması mümkün
müdür? Bu soruya bir soru ile karşılık vereyim. Kitabın başında temel
aldığımız Prensipler yanlış mıdır? (c+v)(c-v) matematiğine bu
prensiplerle ulaştık. Eğer bu prensiplerin doğru olduğunu düşünüyorsak,
biraz evvel sorduğumuz ve cevabı imkansız gibi gözüken bu soruların da
bir cevabı olmalıdır ve tabi ki bu soruların cevapları vardır. Bu
konuyla ilgili kendi görüşlerimi kitabın üçüncü ve dördüncü
bölümlerinde yer verdim. Şu an için size anlatmam gereken daha
öncelikli konular var ve ben bu konulara girmek istiyorum.