32. AÇI
KAYMASI (ANGLE SHIFT) II. BÖLÜM

Açı Kayması olayını burada bir
kez daha ele almak istedim. Açı kayması olayını bu kez alan kavramı
yardımıyla anlatacağım.



Yukarıdaki figürde uçağın alanını bir kareli kağıt temsil ediyor;
-
Birinci karede: Uçak (x1,y1,z1) koordinatında iken, sinyal istasyonu uçağın alanına sinyali bırakıyor. Kırmızı renkli d1 doğrusu, uçağın alanına ait bir doğrudur. Sinyal uçağa bu doğruyu takip ederek varacaktır.
-
İkinci karede: Sinyal uçağa d1 doğrusu üzerinden ilerlerken, uçak kendi gidiş doğrultunda hareketine devam ediyor. Uçağın kendi alanını beraberinde taşıması dolayısıyla, uçağın alanı içinde yol alan ve d1 doğrusunu takip eden sinyal de uçağın hareket yönünde taşınıyor.
-
Üçüncü karede: sinyal kırmızı renkli d1 doğrusunu üzerinden gelerek uçak (x2,y2,z2) noktasında iken varıyor. Siyah renkli d1, d2, d3 doğruları, geçmiş konularda her an karşımıza çıkan Doppler Üçgenini oluşturan doğrulardır. d3 doğrusu sinyal istasyonunun referans sistemine göre sinyalin gidiş doğrultusunu verir. Ama doğal olarak, sinyal uçağın alanında gittiği için, sinyal için belirleyici olan kırmızı renkli d1 doğrusu olacaktır.
Şimdi
bir soru soralım, "Uçağın referans sitemine göre bir Açı Kayması olayı
gerçekleşmiş midir?" Hayır gerçekleşmemiştir. Sinyal kırmızı renkli d1
doğrusu üzerinden kendisine dümdüz gelmiştir, herhangi bir şekilde yön
değiştirmemiştir.
Öte yandan, sinyali yayınlayan
kulenin referans sistemine göre Açı
Kayması kesin bir gerçeklik taşımaktadır, sinyal siyah renkli d1
doğrusu üzerinden gitmesi gerekirken, d3
doğrusu üzerinden giderek uçağa varmıştır. Uçağın alanı uçağın hareket
yönünde ve uçakla aynı hızda hareket halindedir ve uçak kendi alanını
beraberinde taşımaktadır. Kule tarafından yayınlanan sinyal, hareket
halindeki bu alana bırakılmasının sonucunda ve alanın hareketi
dolayısıyla yön değiştirmek zorunda kalır. Sinyal aslında yön
değiştirmemiştir, ama sinyal kulesinin referans sistemine göre böyle
bir sonuç ortaya çıkmıştır ve Açı Kayması olayı gerçekleşmiştir.
Karmaşık değil, öyle değil mi?
Yalnızca alanlarla düşünmek gerekiyor.
(c+v)(c-v) matematiğini alan kavramı ile beraber düşünmek temel
alınması gereken düşünme yöntemidir.
Yukarıdaki figürü size bu kadar
geç göstermemin elbette bir nedeni var.
Alice Yasasını anlatmaya alan konusuyla başlayamazdım, bu taktirde
Alice Yasası sizin için anlaşılmaz olurdu. Öncelikle (c+v)(c-v)
matematiğinin sonuçlarını anlatmam gerekiyordu. (c+v)(c-v) matematiği
son derece tutarlı bir matematik olduğu için Alan Kavramına veya benzer
hiç bir yardımcı kavrama gerek duymaz. Alan konusuna bu sebeple birinci
ve ikinci bölümlerde hiç girmedim. Konu anlatımlarında, alanların
varlıklarına dair işaretlerin ortaya çıkmasıyla beraber üçüncü bölümde
alan konusuna giriş yaptım. (c+v)(c-v) matematiği alan kavramı olmadan
da anlaşılabilen ve geçerli olan bir matematiktir, ancak onu alan
kavramı ile beraber kullanmak düşünmeyi önemli ölçüde kolaylaştır ve
netleştirir. Alan Kavramı (c+v)(c-v) matematiğinin işaret ettiği bir
sonuçtur. Tabi alan kavramı deyince burada anlatıldığı üzere bir alan
kavramından bahsediyorum. (c+v)(c-v) matematiği alanları ne şekilde
yorumlamamız gerektiği konusunda bize yol gösteren eşsiz bir olanaklar
sağlamaktadır. Ama tabi ki mutlaka benim gibi düşünmek zorunda
değilsiniz.