3. FİZİK PRENSİPLERİNİN ÖNEMİ

Fizik prensipleri deniz fenerleri gibidirler. Eğer teorik fizik
üzerinde çalışmak istiyorsanız onları gözünüzün önünden hiç
kaybetmemeniz gerekir. Düşünce maratonlarınızda, mantıksal
çıkarımlarınızda onlar birer yol göstericidirler. Prensipler bir
disiplindir, düşüncelerinizin üzerindeki otokontroldür. Sizin yanlış
noktalara gitmenizi, anlamsızlıkların içine sürüklenmenizi engellerler.
Geçmişten gelen fizik birikimimizin sonuçları olarak, büyük tecrübeler
sonucunda ortaya çıkmışlardır.

Fizik prensiplerinin en önemli özelliği bilim dünyası içinde genel
kabul görmüş olmalarıdır. Yazılan bir fizik prensibi doğru bile olsa,
bilim dünyasının çoğunluğu tarafından kabul görmediği sürece hiç bir
zaman gerçek bir prensip haline dönüşemez, birinin veya birilerinin
kişisel görüşü olur. Fizik prensiplerini fizik yasalarıyla da
karıştırmamak gerekir. Fizik yasaları değişmezdir ve mutlaka kesin bir
matematiğe sahiptirler. Prensipler ise fizik yasaları kadar keskin ve
mutlak değişmez değildirler, daha ziyade yol göstericilerdir. Bir
prensibin matematiksel bir eşitliğe dönüşebilmesi nadir görülen bir
durumdur. Bu durumda da prensip özelliğini kaybederek yasa haline
dönüşürler. Fizik prensipleri özlerinde mantıksaldırlar ve sözlerle
ifade bulurlar.

Konumuzla ilgili bazı fizik prensiplerinden örnekler vermek isterim.

Galiean Relativite: Birbirine göre sabit hızda ve yönde hareket eden
iki gözlemci yapacakları bütün mekanik deneylerden aynı sonucu
alacaklardır.

Galiean Relativite prensibi bir cismin hareketsiz durması ile sabit
hızda hareket etmesi arasında hiç bir fiziksel farklılığın olmadığını
öngörür. Bir cisim diğer bir cisme göre hareket ettiğini elbette ki
tespit edebilir, fakat kim duruyor kim hareket ediyor tespit edemez.
Bir diğer sisteme göre sabit hızda hareket eden bir sistem için fizik
yasaları özdeştir, bu sebeple cisim hareket halinde olup olmadığını
herhangi bir fiziksel deney ile ortaya koyamaz.

Albert Einstein'ın Özel Relativite Prensipleri:

Relativite Prensibi: Fizik
yasaları bütün eylemsiz referans sistemleri için aynıdır.

Işık Hızının Değişmezliği Prensibi:
Herhangi bir eylemsiz referans sisteminde ölçüldüğü üzere, ışık boş
uzayda yayınlandığı cismin hareketinden bağımsız olarak sabit c hızı
ile yayılır. Bu prensip "Işık boş uzayda bütün eylemsiz referans
sistemlerine göre aynı c hızına sahiptir." şeklinde de yorumlanmaktadır.

Prensipleri baştan böyle yer vermek istedim, Bu prensipler Alice
Yasasının inşa aşamasında hayati roller üstlenmişlerdir. Alice
Yasasının bu prensiplere ne kadar büyük bir sadakat ile uyduğunu ve her
aşamasında tamamen onlara dayandığını burada göreceğiz. Elbette ki şu
anda (c+v)(c-v) matematiğinin Albert Einstein'ın "Işık Hızının
Değişmezliği Prensibi"ni ihlal ettiğini düşünebilirsiniz, ancak durum o
kadar basit değildir. Bu prensip ışık hızını sabitini yani "c" sabitini
tanımlamaktadır ve aynı zamanda ışığın hızının kendisini yayınlayan
kaynağın hızından bağımsız olduğunu vurgulamaktadır. Bu tarifler
olmadan ışığın (c+v)(c-v) matematiğinin kurallarına göre hareket
ettiğini göstermek mümkün değildir. Alice Yasası için bu prensip
vazgeçilemez bir önem taşır.