1. FİZİKTE BÜYÜK YANLIŞ NEREDE
YAPILDI

Fizik biliminin teorisinde
yapılan yanlış o kadar açık ve basittir
ki
eminim şaşıracaksınız. Konuyu bir problemle ortaya koymak daha güzel
olacak:

Gözlemciye göre Yeşil araba
50 km/H hızla uzaklaşmaktadır. Kırmızı
araba Yeşil arabaya 30 km/h hızla yaklaşmaktadır. Gözlemciye göre
Kırmızı arabanın hızı nedir?
Çok kolay bir soru. Kırmızı
araba Yeşil arabadan 30 km/saat daha
hızlı olduğuna göre;
Kırmızı arabanın Yeşil arabaya göre olan hızını, Yeşil arabanın hızı
ile toplarsak cevabı buluruz. Gözlemciye göre Kırmızı arabanın hızı
50+30 = 80 km/saat olur.

Şimdi çok benzer bir soru ile
Elektromanyetik Teoriye geçiyoruz.
Cümleleri, kelimeleri çok dikkatle yazıyorum, siz de dikkatli olun
lütfen.

Gözlemciye göre Yeşil araba v
hızıyla ok yönünde gitmektedir.
Yerdeki
gözlemci fenerini giden Yeşil arabaya doğru tutar. Yeşil arabanın
referans sistemine göre kendisine doğru gelen ışığın hızı c dir. (c =
ışık hızı sabiti). Bu durumda yerdeki gözlemciye göre Yeşil arabaya
doğru giden ışığın hızı nedir?

Bir üstteki örneğimizi temel
alırsak şu şekilde bir cevap verebilir
miyiz?
Yeşil arabanın referans sistemine göre ışık kendisine c hızı ile
yaklaşmaktadır.
Gözlemciye göre arabanın hızı v dir. Dolayısıyla, Yeşil arabanın
referans sistemine göre kendisine "c" hızı ile gelen ışığın hızını
Yeşil arabanın hızı ile toplarsak, yerdeki gözlemcinin referans
sistemine göre Yeşil arabaya giden ışığın hızını buluruz. Sonuç "c+v"
olacaktır. Son derece matematiksel bir sonuç.

Peki ama Fizik bilimi bu
soruya nasıl cevap vermiştir?
Fizik biliminin cevabı: "Bütün referans sistemlerine göre ışığın hızı
sabittir ve değişmez. Dolayısıyla yerdeki gözlemciye göre de, Yeşil
arabaya giden ışığın hızı c olacaktır."

Tabi ki soruyu bu şekilde
yanıtlamalarının bazı önemli sebepleri
vardır. Ama hiç bir sebep yaptıkları büyük yanlışı haklı
çıkaramayacaktır. Çünkü, hareketli bir hedefe doğru giden ışığın hızını
ölçmemişlerdir, ölçmeden karar vermişlerdir. Kendileri için hayati
öneme sahip bu ölçümü yapmış olsalardı fizik bilimi bu büyük hatanın
içine düşmeyecekti. Fizikte bütün olasılıkları sınamadan, test etmeden
karar veremezsiniz. Verilen bu karar yanlıştır, yanlış çıkmıştır.

Sanırım konuyu son derece
açık bir şekilde ortaya koydum. Yukarıdaki
figürde, matematiksel bir sonuç olarak yerdeki gözlemcinin referans
sistemine göre arabaya giden ışığın hızının c+v olması gerekir. İşte
Alice Yasası ortaya çıkan bu matematiksel sonucu tartışmasız kabul eden
yolun üzerindedir. Işığın niçin böyle hareket ettiği, neden böyle
davrandığı bu kitabın konusudur. Ama şimdi, fizikçilerin bu yanlış
kararlarının nelere yol açtığını görelim. İşi biraz şakaya vurmak için
kısa bir diyalog yazdım.

Gazeteci- Efendim, arabaya giden ışığın hızının yerdeki gözlemciye göre "c" olacağını söylüyorsunuz? Nedenini öğrenebilir miyiz?
Profesör- Öhhöömm. Işığın hızı sabittir. Işığın boşlukta ışık hızı sabiti dediğimiz hızda yayıldığını biliyoruz. Bütün referans sistemlerine göre ışık hızı değişmezliğini korur. Bu doğanın fantastik bir gizemidir.
Gazeteci- Garip bir şey bu, sanki matematik ihlal ediliyor gibi.
Profesör- Öyledir. Işığın bu özelliği dolayısıyla, Relativite Teorisi gibi çok büyük bir Teoriye kavuştuk. Bu öyle büyülü bir dünyadır ki, o dünyada cetveller kısalır, saatler yavaşlar, kütleler artar kocaman muhteşem bir şey olur. Zaman ve boyut değişir. Sonsuza kadar genç kalabilirsin.
Gazeteci- Vay canına, çok heyecan verici.

Relativite Teorisi gerçekten
heyecan vericidir, ama ne yazık ki
tamamen bir hayal ürünüdür. Fizikte ışık hızı sabitini (ışık hızı
sabiti = c) sınamak için neredeyse yüzlerce diyebileceğimiz deney
yapılmıştır. Hepsinde "c" sabiti doğrulanmıştır. Ama dikkat edelim,
yapılan ölçümlerin hiç birisi hareket halindeki bir cisme doğru giden
ışığın hızını ölçmek üzerine değildir. Ya kendilerine doğru gelen
ışığın hızını veya birbirine göre hareketsiz iki konum arasında ışığın
hızını ölçmüşlerdir. Eğer hareketli bir hedefe giden ışığın hızını
ölçmüş olsalardı şu anda bu kitapta anlatılan Alice Yasasının içinde
olunacaktı.
İşte geçmişte yapılan bu hata
veya buna ihmalkarlık da diyebiliriz,
Fizik üzerinde kelimenin tam anlamıyla öldürücü bir etki oluşturmuştur.
Hayal ve gerçek birbirine karışmış, gerçeklikle alakası olmayan hayal
mahsulü bir çok eşitlik fiziğin içine girmiştir. Yanlış teorik temele
dayanan binlerce çalışma yayınlanmıştır. İnsanların düşünce sistemleri
tahrip olmuştur. Doğaya ait fizik yasalarını merak etmek için mutlaka
fizikçi olmak mı gerekiyor? Bugüne kadar Elektromanyetik Teoriyi,
Relativite Teorisini merak edip anlamaya çalışan on milyonlarca insan
vardır. Bütün bu insanların düşünceleri anlamsız, yanlış ve eksik
bilgilerle doldurulmuştur. Yapılan hata Fizik Biliminin teorik
gelişimine de büyük zarar vermiştir. Yanlış bir teorik temele dayanarak
doğru teoriler üretemezsiniz. Bu yanlışlık günlük yaşantıları için
çalışan insanlara bile zarar vermiştir. Eğer hata yapılmamış olunsaydı,
bugün insanlık Alice Yasasının sonuçları hakkında en az yüz senelik
bilgi birikimine sahip olurdu. Bu da bir sürü yeni teknolojinin
hayatımıza girmesi demektir ama bunların hiçbiri gerçekleşememiştir.