Üçüncü Postüla

Han Erim

7 Mayıs 2012


ÜÇÜNCÜ POSTÜLA

Bazen bir cümle bir gerçeği o kadar güzel ifade eder ki üzerine söylenecek bir şey bırakmaz. Konu fizik olunca bu gibi cümleler genellikle fizik yasalarını ifade etmek için kullanılır. Eğer cümle daha da kuvvetli bir anlam taşıyorsa o bir fizik postülâsı olur. Postülâlar üst düzey düzenleyicidirler ve fizik yasalarının hangi kurallara uyması gerektiğini ifade ederler.

Alice Yasasının da kendisine has çok özel bir fizik postülâsı vardır. Bu postülâyı ben yıllar önce Alice Matematiği üzerinde çalışırken yazmıştım. Size burada bu postülâyı tanıtacağım.

Gelecekte bu postülânın fiziğin üçüncü postülâsı olacağını düşünüyorum. İlk ikisini Albert Einstein yazmıştı. Bu üçüncüsüdür.
Albert Einstein'ın iki fizik postülâsı:
Relativite Prensibi: Bütün referans sistemleri için, mekanik fiziğin eşitliklerini içinde barındıracak şekilde aynı elektrodinamik ve optik yasaları geçerlidir.
Evrensel Işık Hızı: Işık, yayınlandığı kaynağın hızından bağımsız olarak boş uzayda c hızı ile yayılır.

(c+v)(c−v) matematiğine eriştikten sonra onu Relativite Teorisine uyarlamaya çalıştım. İnsan böyle bir uğraşa girişince ister istemez kendisine referans alabileceği teorik temeller arıyor. Relativite Prensibi işin içine mantık ve kurallar zinciri koyuyordu; bu yüzden çok kuvvetliydi ve bu benim aradığım, ihtiyaç duyduğum bir şeydi. Evrensel Işık Hızı Postülâsı ise zaten Alice Yasası için yazılmış gibiydi. Postülâ içinde geçen "empty space" tanımı, Alice Yasası için "özel uzay", yani "ALAN" anlamını taşımaktaydı.

Bu iki postülâya sahip çıktığım anda (c+v)(c−v) matematiğinin teorik alt yapısını daha en başından kurmuş oluyordum. Bu sebeple Albert Einstein’ın bu iki postülâsını kendime referans noktası olarak almaya karar verdim. Alice Yasası bu iki postülâya her zaman sahip çıkmıştır, bütün yayınlarımda bunu görebilirsiniz. Bunlar Alice Yasasının iki kıymetlisidir.
(c+v)(c−v) matematiği ve sorular

Alice Yasası, hem Elektromanyetik Teori hem de Relativite Teorisi için (c+v)(c−v) matematiğinin temel alınması gerektiğini açıkça gösterir. Ancak bu matematik elbette ki bazı soruları da beraberinde getirmektedir. Karşımıza çıkan ilk soru şüphesiz şu olur: Bir elektromanyetik dalga, kendi hızını hedefindeki cisme göre nasıl “c” olarak ayarlayabilmektedir?

Mesela, dünyaya doğru gelen ve dünyadan yüzlerce ışık-yılı uzaklıktaki bir elektromanyetik dalgayı ele alalım. Kendi hızını dünyanın hızına göre daima c olarak tutabilmesi gerçekten çok ilginç bir durumdur. Dünya'nın kendi yörüngesindeki hareketi ve hızı, ya da Güneş Sistemi'nin uzaydaki hızı ve yönü bu eşitliği bozmamaktadır.

Relativite bölümünde gördüğünüz (veya göreceğiniz) gibi her cismin bir alanı olduğunu düşünsek ve ışığın bu alanlar içinde yol aldığını kabul etsek bile, böyle bir durumun nasıl gerçekleştiğini açıklamakta zorlanırız. Alice Yasasının Üçüncü Postülâsı işte bu soruya cevap verme amacını taşımaktadır.

(c+v)(c−v) matematiğine itiraz etmenin de bir anlamı yoktur, çünkü gerekli bütün ispatlar yapılmıştır. İtiraz etmek isteyen elbette ki edebilir. Burada eksik olan deneylerdir — ki bunlar da zaman içinde tamamlanacaktır.
flash1

Alice Yasası - Üçüncü Postülâ
Bir Alanın Uzunluğu Asla Değişmez

Konunun ilk bölümünde bir cismin alanının “1 uzunluğu” içerisinde ve frekanslar ile tanımlanabileceğini gördük. Alan değerleri, frekans ve kütle arasında da aşağıdaki birincil temel eşitlik vardı:

d = f · m     (mesafe = frekans × kütle)

Öncelikle frekansların fizik için ne tür bir anlam taşıdığını size göstermek istiyorum. Aşağıdaki şekilde birbirine dik iki eksen tanımlıyoruz: Y eksenine ENERJİ EKSENİ, X eksenine ise BOYUT EKSENİ adını veriyoruz. Y ekseni üzerine “1 uzunluğu”nu ve frekansları yerleştiriyoruz. Grafiğin sıfır noktasına ise herhangi bir kütle değeri yerleştiriyoruz. d = f·m eşitliğinden yararlanarak, “1 uzunluğu” üzerindeki her frekans değeri için Boyut Ekseni üzerinde bir koordinat değeri tanımlayabiliriz.

Şu nokta önemlidir ki, alan yasalarıyla ilişkili olan bütün eşitlikleri (kütle çekim, elektriksel yük, hareket yasaları gibi) bu iki eksenden herhangi birini kullanarak ifade edebiliriz. Klasik Mekanik bunun için Boyut Eksenini kullanır. Alice Yasası ise kendisi için Enerji Eksenini temel alır. Bir örnek olarak Newton Kütle Çekim Yasasını her iki eksen için yazalım.

Boyut Ekseni ve Enerji Ekseni

Boyut Ekseni bizim içinde yaşadığımız eksendir, bizim kendi gerçeğimizdir. Boyut Ekseni bizim için birincil önceliklidir çünkü onun sonuçlarını görür ve onun içinde düşünürüz. Ama fiziğin, doğanın kendisi için Boyut Ekseni’nin birinci öncelikli olduğunu hiç sanmıyorum. Fizik için Boyut Ekseni, Enerji Ekseni’nin bir yansımasıdır, onun bir sonucudur. Fizik yasalarının gerçekleştiği esas yer Enerji Ekseni’dir.

Bunları içim rahat bir şekilde söylüyorum, çünkü doğanın kendisine ait bir cetveli, saati veya terazisi yoktur. Kütleleri terazide tartmaz, mesafeleri metreyle ölçmez, hareket yasalarını saate bakarak oluşturmaz. Metre, saat ve kütle gibi kavramlar, evrenin kurallarını anlamak için bizim icat ettiğimiz kavramlardır. Bu kavramlara bizim ihtiyacımız vardır, doğanın ihtiyacı yoktur. Enerji Ekseni’ni kullanan fizik denklemleri, doğanın kurallarına daha yakın durur.

Enerji Ekseni üzerindeki bir değişiklik, Boyut Ekseni üzerinde bir değişikliğe yol açar. Enerji Ekseni’nde A frekansından B frekansına geçerseniz, Boyut Ekseni’nde A noktasından B noktasına gitmiş olursunuz. Alice Yasası’nda düşünme yolu bu şekildedir.

Elbette ki Boyut Ekseni’nde A noktasından B noktasına giderseniz A frekansından B frekansına geçmiş olursunuz. Ama bu şekilde düşünmek, Alice Yasası için esas alınan düşünme yolu değildir.
flash
ÜÇÜNCÜ POSTÜLA

Sağ Yön Matematiğinde “1 Uzunluğu”nun karşılığı olan gerçek bir uzunluk değeri yoktur. Ona atfettiğimiz uzunluk temsili bir değerdir ve içine yazdığımız frekansları görebilmek içindir. Zaten animasyonlarda da bu durumu gördük. “1 Uzunluğu”nu kaydırağı (slider) kullanarak istediğimiz gibi uzatıp kısaltabiliyorduk.

Sayfada gördüğünüz “1 uzunluğu”nun evrenin alanını temsil ettiğini düşünmenizi istiyorum. Siz, eşiniz, çocuklarınız, eviniz, dünya, güneş, yıldızlar, galaksiler, düşünebildiğiniz her şey o “1 uzunluğunun” içerisinde bir yerlerdedir.

Başlat butonunu kullanarak animasyonu başlattığınızda “1 uzunluğu”nun sıfır noktasına kadar küçüldüğünü göreceksiniz. Bu küçülmeyi izlerken bir yandan da evrendeki her şeyin hâlâ o “1 uzunluğu”nun içinde olduğunu düşünün. Bir uzunluğu tamamen kapandığında orada küçük bir nokta oluşacaktır. İşte o küçücük nokta “1 uzunluğu”nun kendisidir. Evren tüm içeriği ile beraber o ufacık noktanın içinde kalmıştır.

Bu gösterimin şöyle bir anlamı vardır: Boyut dediğimiz şey enerjinin bir yansımasıdır. Boyut, enerjinin varlığı sonucunda oluşmaktadır. Enerjinin ise bir boyuta ihtiyacı yoktur. Enerji boyutsuzdur.

Üçüncü Postüla:

Koskoca evren, bütün içeriğiyle birlikte küçücük bir noktanın içine sığabildiğine göre, Alice Yasasının üçüncü postülasını artık tanımlayabilirim. Bir noktanın boyutu olmadığına göre: Bir alanın uzunluğu asla değişmez.

Evrenimiz uçsuz bucaksız gözükmesine rağmen aslında boyutsuz bir mekândır. Bu boyutsuz mekân içerisinde, dünyaya doğru gelen ve dünyadan yüzlerce ışık-yılı uzaklıktaki bir elektromanyetik dalganın, kendi hızını dünyanın hızına göre daima c olarak tutabilmesi elbette ki mümkün olabilir.
ÜÇÜNCÜ POSTÜLA HAKKINDA

Sizlere Sağ Yön Matematiği içinde gördüklerimi anlattım. “1 Uzunluğu”ndan ve onun fizik için anlamından bahsettim. Tabi bütün bunlar benim şahsi düşüncelerimdir. Mutlaka doğru olmaları da gerekmez.

Ben “1 Uzunluğu”nun ve frekansların gelecekte fizik için çok önemli olacağını düşünüyorum. Ve gelecekte Alice Yasasının bu postülasının fiziğin üçüncü postülâsı olacağını zannediyorum.

Alice Yasası - Üçüncü Postülâ
Bir Alanın Uzunluğu Asla Değişmez