Banner
Relativitenin Matematiği
Han Erim
7 Mayıs 2012
RELATİVİTENİN MATEMATİĞİ

Alice Yasası uzunca bir zaman içinde gelişmiştir. Bu gelişimine paralel
olarak Alice Yasasının anlatımında da bir basitleşme gerçekleşmiştir.
Alice Yasası konusunda yaptığım ilk ispatlar oldukça detaylıydı (ki bu
2000 - 2005 dönemin kapsar). Bugün artık onunla ilgili ispatları çok
daha kolay ve basit yollarla yapabiliyorum.

Burada göreceğiniz ispatlar Relativite Teorisinin nasıl olması
gerektiğini gösteren ispatlardır. Bu ispatlar aynı zamanda
elektromanyetik etkileşimin nasıl gerçekleştiğini de gösterirler. Bu
sebeple hem Relativite Teorisi için hem de Elektromanyetik Teori için
gerçekten önemli ispatlardır.
flash1
flash2
Figür 2

Şimdi şunu yapıyoruz: Kutuyu bir makasla boylamasına olarak iki eşit
parçaya ayıralım. Hatta, ortadaki lambayı ve lambanın tellerini de
kestiğimizi düşünelim. Her iki parçayı karşılıklı olarak birbirinin
yanından geçecek şekilde hareket ettirelim. Lambanın telleri birbirine
değdiğinde bir ışık parlasın.

Lambadan çıkan ışık nasıl davranacaktır? Doğal olarak, bir önceki
sayfadaki durumu burada değiştirmeden her iki parça için uygulamamız
gerekir. Eğer bunu yaparsak bu sayfada görülen durumu elde ederiz.
Işıklar her iki parçanın duvarlarına aynı anda varacaktır, ama burada
iki parça vardır ve iki parçanın koordinatları farklıdır. Bakın sonuçta
ne kadar enteresan bir durum ortaya çıktı. Bu figür bize ışığın nasıl
davrandığını gösteren en basit ve en dolaysız ispattır.

Şimdi yerdeki gözlemciye göre düşünelim. Kutu parçalarının duvarlarına
giden ışıkların hızı, bu gözlemciye göre c olabilir mi? Elbette ki
olamaz, figürde bu zaten açıkça görülüyor. Işıkların varma anında kutu
parçaları farklı koordinatlarda olduğuna göre böyle bir şey mümkün
değildir. O da ne, bir itiraz sesi duyuyorum...

- Hadi oradan, tabi ki c'dir. Işığın hızı bütün referans sistemleri
için aynıdır. Burada kutu parçalarının hızları sebebiyle her birinin
uzayları büzüşmüş ve eğrilmiştir. Bu yüzden bu figür gerçeği göstermez.

Hah... Lafının üstüne geldi. İşte burada kirlenmiş bir beyin daha
görüyorsunuz. Baksanıza, artık bu kadar basit bir figürün gösterdiğini
bile anlayamıyor. Fiziğin teorisinde yapılan hata bir insanın beynini
işte böyle solucan gibi yer bitirir. Burnunun ucundaki sineği bile
göremez hale getirir. En sonunda da alacakaranlık kuşağında yürüyen bir
zombie'ye dönüştürür. Aslında zombiye dönüşmeleri yalnızca kendileri
ile sınırlı kalsaydı pek
umurumda olmazdı. Ama ısırıyorlar. Isırdıklarını da kendileri gibi
birer zombiye dönüştürüyorlar. Onlara kendinizi ısırttırmayın. Onlar
hiç acımadan sizi ısırırlar. O ısırık gerçekten çok pis bir şeydir ve
sizi hasta yapar. Beni kaç defa ısırmaya çalıştıklarını biliyor
musunuz? Hatta birçok keresinde başardılar da. Ama benim panzehirim
vardı. O sayede her seferinde iyileştim.
flash3
Figür 3

Şimdi figürün bize neler söylediğini inceleyelim.

Öncelikle yer üzerine bir gözlemci koyalım ve onun referans sisteminden
düşünelim. Dört farklı ışık demeti, dört farklı duvara gidiyor. Işık
demetleri bu gözlemciye göre aynı anda varacaktır. Böyle bir durum
varken parçaların duvarlarına giden ışıkların hızı bu gözlemciye göre c
olabilir mi? Işıkların varma anında kutu parçaları farklı
koordinatlarda olduğuna göre bu mümkün değildir.

Yerdeki gözlemciye göre ışıkların hızını bulalım. Bu hesabın nasıl
yapılacağını figür bize zaten gösteriyor. Kutu parçalarının içindeki
gözlemcilere göre kendi duvarlarına giden ışıkların hızının "c" olması
gerektiğini zaten biliyoruz. Buradan hareketle figürün bize yerdeki
gözlemci için (c+v)(c−v) şeklinde bir matematik verdiğini buluruz.
Burada v değeri kutu parçaların hızı olur. Bu şekilde (c+v)(c−v)
matematiğini en basit yoldan elde ettik.

(c+v)(c−v) matematiği özetle bir elektromanyetik dalganın hızının diğer
referans sistemlerinden bağımsız olarak yalnızca varma hedefine göre c
olduğunu söylemektedir. (c+v)(c−v) matematiği bir addır. Bu matematiği
c±v matematiği şeklinde de adlandırabiliriz.

Bu matematik Relativite Teorisinin matematiği olduğu gibi aynı zamanda
Elektromanyetik Teorinin de temel alması gereken matematiktir. Çünkü
dikkat edersek figür bize burada ışığın yani bir elektromanyetik
dalganın nasıl davrandığını göstermektedir.

Fizikçiler elektromanyetik teoriyi inşa etmeye başladıklarında, ışığın
boşluktaki hızının c olduğu varsaydılar. Ve bütün teorilerini bu
varsayım üzerine inşa ettiler. Fakat bu varsayımları yanlıştı ve bu
onlar için ölümcül bir hata oldu. Bu varsayımın başlangıcı çok eskilere
gider. Albert Einstein'ın zamanından daha eskiye, hatta Maxwell
döneminden bile daha eskiye kadar uzanır. Bu varsayımın yanlış olduğunu
bu figür bize zaten gösteriyor. Şimdi biraz dikkatli olun. Bakın iş
nerelere kadar uzanacak.

Ama yapılan hata bununla sınırlı kalmadı, ardından işlerini tamamen
bitiren ikinci hatayı yaptılar. Işığın bütün referans sistemlerine göre
"c" hızı ile gitmesi gerektiğini varsaydılar. Varsaymakla da kalmadılar
kendi kendilerine bunun gerçek olduğuna karar verdiler. Keşke yeterince
deney yapsalardı. Ama artık olan olmuştu, zaten bulanmış olan
düşünceleri bir kağıt gibi eğrildi ve buruştu. Topluca soyut bir
anlamsızlığın içine doğru sürüklendiler. Durmaya çalışanı arkalarından
iteklediler. Halbuki gittikleri, içine sürüklendikleri yer bir
cehennemdi. O cehennemi kendi kendilerine yarattılar, kendi
beyinleriyle onu beslediler. Cehennem giderek güçlendi ve tümüyle
fiziğe egemen oldu. Bugün dahi hala mutlu mutlu o cehennemin içinde
yaşıyorlar ve cehennem onların beynini her gün biraz daha yiyip
bitiriyor. Keşke bir ayna olsaydı da kendilerinin nasıl göründüklerini
görebilselerdi. O cehenneme girmeye çalışmayın. Orası güzel bir yer
değildir.
flash4
Figür 4

Şimdi aynı ispatı biraz değiştirerek yapalım.

Bu sefer kutunun her iki yanına figürde görüldüğü gibi iki lamba
yerleştirelim. Eğer ışıklar aynı anda yanarsa kutunun orta noktasında
bulunan gözlemciye aynı anda varır. Kutunun hızı ve hareket yönü
ışıkların orta noktaya eş zamanlı varmasını değiştirmez. Gözlemi ister
kutunun içinden yapalım, ister dışardan yapalım bu durum değişmez.

Eğitimde genel bir kural olarak size verilen bilginin doğruluğunu
araştırmazsınız, yalnızca verilen bilgiyi alırsınız. Öğrenciye düşen
görev verilen bilgiyi almak, öğretmene düşen görev ise bilgiyi
vermektir. Bilgi böylelikle nesilden nesile aktarılır. Eski çağlardan
beri bu böyle olmuştur ve böyle devam edecektir. Ama işte burada
verilen bilginin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Verilen bilgi
doğru olmalıdır. Yanlış ise mutlaka düzeltilmelidir. Yanlışı düzeltmek
de öğrencinin değil öğretmenin görevidir.

Şimdi gelelim fizikteki bu büyük yanlışın nasıl düzeltileceği konusuna.
Bir fizik hocası yukarıdaki figüre bakıp "Yahu bu doğru" diyemiyorsa bu
yanlış nasıl düzeltilir? Vallahi bilmiyorum. Ki artık bu figürlerdeki
basitliği anlatacak kelime bulmakta zorlanıyorum. Yapabileceğim tek şey
yazmak; ben de yazıyorum.
flash5
Figür 5

Kutuyu gene boylamasına iki eşit parçaya ayırıyoruz. Kutunun her iki
parçasına birer gözlemci yerleştiriyoruz. Parçaları karşılıklı olarak
hareket ettiriyoruz. Lambanın telleri birbirine değdiğinde ışıklar
yanıyor. Buradan ışığın davranışı için aynı benzer sonucu ve gene
(c+v)(c−v) matematiğini elde ediyoruz. Sonuç olarak ışık varma
hedefindeki cisme göre c hızı ile gitmektedir.

Size biraz da genç zombilerden bahsedeyim. Bunlar genellikle zararsız
ve genellikle de komik oluyorlar. Isırıkları o kadar güçlü değil, bu
yüzden de kolay kolay hasta edemiyorlar. Gerçek bir zombiye dönüşmeleri
için birkaç sene zombie eğitimi almaları gerekiyor. Genellikle
kendilerine "aferin iyi ısırdın" diyen bir zombiye de ihtiyaçları
oluyor.

Kendinizi fizikteki zombilerden koruyun. Fiziğin içinde her yer şu anda
onlarla dolu, çok kalabalıklar, her yeri istila etmiş durumdalar. Hatta
astronomi, astrofizik gibi başka yerleri de ele geçirmiş durumdalar.
Sürekli olarak kendilerini başkalarına klonluyorlar ve daha da
kalabalıklaşıyorlar. Durum gerçekten çok vahim. Korku filmi izler gibi
izliyorum, ama bu gerçek hayatta oluyor.

Aslında ben çok uzun bir zaman boyunca onların birer zombie'ye
dönüştüklerini anlayamamıştım. Onların hasta olduklarını, hastalığın bu
kadar korkunç boyutlara ulaştığını çok sonra anladım. Ama artık onların
gerçek yüzlerini, içlerini açıkça görüyorum. Elimden geldiğince
insanları bu tehlikeye karşı uyarmaya çalışıyorum. Ayrıca size
verebileceğim çok güzel bir panzehirim var. Kullanırsanız ısırılmış
olsanız bile tamamen iyileşirsiniz ve bundan sonra sizi ısırsalar bile
hasta olmazsınız. Elinizdeki Alice Yasası bu amansız hastalığın
panzehiridir. İsterseniz onu kullanabilirsiniz.

Ben ısırılmaya alıştım artık. Fazla canım yanmıyor. Ama bir şey var ki,
ona alışamıyorum. Bir zombie'nin zombie olarak kalmak istemesini
anlayamıyorum. Herhalde bu kendilerini mutlu ediyor.
flash6
Figür 6

Son olarak ışık kaynaklarını kutunun dışına aldığımızda, ışığın nasıl
davrandığını görüyoruz. Burada yalnızca gösteriyorum. Işığın bu şekilde
davrandığının ispatını Alice Yasası Versiyon 5’te veya online olarak
aliceinphysics.com’da okuyabilirsiniz. Bu ispatları o kadar çok yaptım
ki, bu ispatları yazmaktan artık o kadar sıkıldım ki, buraya koymayayım
dedim.

Zaten bir zombiye bu ispatları göstermenin fazla bir anlamı olmadığını
biliyorum. Onların gözleri bulanık görüyor, kulakları neredeyse hiç
işitmiyor, beyinleri de hastalığın etkisinde yenmiş, bitmiş. Artık
konuşuyorum. Eskiden yazarken kendimi sınırlardım. Aman şunu
söylemeyeyim alınabilirler, yahu böyle bir şey de söylenir mi şunu
yazmayayım... Şu fazla sert oldu, yumuşatayım falan... Artık kim
alınırsa alınsın, hiç aldırmıyorum. Mesele birinin alınması değildir.

Geçmişte fizikçiler üzerlerine düşen vazifeleri yapmamışlardır ve hata
üstüne hata yapmışlardır. Üstelik bu hataları da elektromanyetik teori
gibi fiziğin belkemiği sayılabilecek bir konuda yapmışlardır. Bütün
problem de buradan çıkmaktadır. Bugün dahi hareket eden bir cisme doğru
giden ışığın hızını ölçmemişlerdir. Ölçmezseniz ne olur? İşte bunlar
olur. Bir zombie’ye dönüşürsünüz. Niye ölçmediniz? Desteksiz bir
şekilde atıp tutuyorlar, saçma teorilerle kendilerine zarar verdikleri
gibi başka insanlara da zarar verip duruyorlar. Kendilerine de fizikçi
diyorlar. En iyi bildiğin teori nedir diye sorulunca bir de utanmadan
Elektromanyetik Teori diye cevap verirler.

Ohhhh. Biraz olsun rahatladım. Şu internet olmasaydı acaba ne yapardım?
Sesimi size nasıl duyurabilirdim? Dünya tek ve büyük bir ev oldu.
İnternet gerçekten çok büyük bir olanak ve dünyayı gerçekten
küçültüyor. Şimdi beni dünyanın kim bilir hangi köşesinden okuyorsunuz.

Şurası muhakkak ki, Alice Yasasını bu günlere getiren sizlersiniz.
Sizlerin ilgisi beni daima ayakta tuttu. Alice Yasası programlarını
download etmeniz, okumanız, aliceinphysics.com’u ziyaret etmeniz bana
hep çalışma azmi verdi. Alice Yasası gün geçtikçe gelişti ve kendisini
her zaman yenileyerek bugünkü güzel durumuna geldi.

Şu an daha aktif yardımınıza ihtiyacım var. Alice Yasası’nı elinizden
gelen her yerde duyurun. Arkadaşlarınıza, ailenize, hocalarınıza ondan
bahsedin. Onu forumlarda, bloglarda haber ve tartışma konusu yapın.
Programın mesaj platformunu kullanarak mesajlar gönderin. Fizikçiler bu
işin oyun olmadığını anlasınlar. Direnmeye, sessiz kalmaya devam
ettikleri sürece şartlarını giderek ağırlaştıracağız. Alice Yasasının
deneyini mutlaka yapacağız ve okullarda Alice Yasasının müfredat
programına gireceği açıklanana kadar da baskıya devam edeceğiz.
Hepinizin yardımını bekliyorum.

Şu anda zombiler Fransa’da bilmem kaç milyar elektron volt gücündeki
hızlandırıcıda deney yapıyorlar. O kadar yüksek enerjilere bugüne kadar
hiç çıkılmamıştı. Alice Yasasının sonuçlarını araştırmış olsalar belki
böyle enerji seviyelerine çıkmayı asla düşünmezlerdi. Bilmiyorum belki
tehlikesizdir ama bu tür işler ana teoride hiçbir hata kabul etmez.
Fiziği yanlış bilen insanların eline böyle bir gücün verilmesi hiçbir
şekilde doğru değildir. Bu hatanın bedelini bu sefer hepimiz öderiz.
Elektromanyetik Teori için (c+v)(c−v) matematiği

Yapılan ispatlarda gördüğümüz gibi ışığın davranışını doğru bir şekilde
açıklayan matematik (c+v)(c−v) matematiğidir. (c+v)(c−v)’nin bir
adlandırma olduğunu tekrar belirtirim. Aynı matematik c±v matematiği
şeklinde de adlandırılabilir. Bu matematik ışığın ve daha genel olarak
elektromanyetik dalgaların varma hedefine göre c hızı ile gittiğini
ifade eder.

Aslında (c+v)(c−v) matematiği günümüzdeki elektromanyetik teoride
farkında olmadan kullanılan matematiktir. Bakın bu niçin böyledir;
Elektromanyetik Teorinin denklemleri, eşitlikleri yazılırken birbirine
göre hareketli frameler arasındaki etkileşim hiç dikkate alınmamıştır.
Dolayısıyla günümüzde Elektromanyetik Teoride kullanılan denklemler
birbirine göre hareketsiz frameler arasındaki eşitlikleri ifade eder.
Bu durum (c+v)(c−v) matematiğinde v = 0 değerine tekabül eder, yani
framelerin birbirine göre hareketsiz olma durumuna denk gelir.

Elektromanyetik teori daha baştan eksik formüle edildiği için doğal
olarak birbirine göre hareketli framelere uyarlandığında kaçınılmaz
olarak hata verir. (c+v)(c−v) matematiği Elektromanyetik Teorinin
gerçekte olması gereken matematiğidir. Bu matematik onu hareketli
frameler arasındaki elektromanyetik etkileşimi kapsayacak şekilde
genişletir.

Eğer (c+v)(c−v) matematiği Elektromanyetik Teorinin kurulum aşamasından
itibaren kullanılsaydı, Relativite Teorisi gibi bir teoriye hiçbir
zaman ihtiyaç duyulmazdı. Zaman uzaması, boy deformasyonu, eşzamanlılık
gibi konuların hepsi (c+v)(c−v) matematiğinin sonuçları içerisinde yer
alır.
(c+v)(c−v) matematiğinin nedeni:

(c+v)(c−v) matematiği ilk bakışta insanı çok şaşırtabilecek bir
matematiktir. Çünkü bir elektromanyetik dalganın, varma hedefinin
hızını bilerek ona göre kendi hızını c şeklinde ayarlaması kolay
inanılacak bir şey değildir. Ama tabii ki elektromanyetik dalga böyle
bir şey yapmaz. Elektromanyetik dalgalar cisimlerin alanlarını
kullanmaktadırlar.

(c+v)(c−v) matematiğinin oluşum sebebinin açıklanması alanlarla çok
kolay bir şekilde yapılabilmektedir. Bu yüzden de Alice Yasasının
Relativite Teorisinde alanlar çok önemli bir yer işgal eder. Bir
sonraki bölümde alanları ele alacağız.
link