Alice Yasasının Deneyi

Han Erim

7 Mayıs 2012


ALICE YASASININ DENEYİ

Fizik üzerinde çalışmaya başladıktan sonra beni en çok şaşırtan şey fiziğin ne kadar sahipsiz olduğunu görmekti. Fiziğin genel teorisi konusunda bize yol gösterebilecek bazı önemli deneyler hiç gündeme gelmemiş ve yapılmamıştır. Bunun sonucunda da fiziğin genel teorisi çok acıdır ama tamamen varsayımlar metotlarla kalmıştır. Varsayımlarla fiziğin genel teorisi oluşturulabilir mi? Mutlaka bir yerde hata yaparsınız. Elektromanyetik teoride yapılan hata buna en güzel örnektir.

Bu bölümde elektromanyetik teori için (c+v)(c-v) matematiğinin deneysel olarak nasıl doğrulanabileceği konusunda kendi görüşlerimi aktaracağım. Bu deney elektromanyetik etkileşimin alanlar üzerinden gerçekleştiğini ve ışığın alanların içinde hareket ettiğini ortaya koyabilecek bir deneydir. Deneyin mantıksal prensibi ışığın kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşıyıp taşımadığının tespiti üzerine kuruludur.

Önerdiğim deneyin en iyi şartlarda ve mümkün olan en kısa zamanda yapılmasını dilerim. Elbette (c+v)(c-v) matematiğinin tespiti için başka deneyler de planlanabilir, yapılabilir.

Figürde görüldüğü gibi kendi X eksenleri yönünde karşılıklı hareket eden A ve B gibi iki frame vardır. B frame'inde bir ışık kaynağı olarak bir lamba vardır. Lambanın ışığı dağılmayan küçük bir paket şeklinde oluşturduğunu var sayıyoruz.

Sorumuz şudur: B frame'i ışığı hangi noktada göndermelidir ki, ışık A frame'ine varabilsin?

Burada herkesin önünde açıklıkla söylüyorum. Bu sorunun cevabını şu anda hiç bir fizikçi bilmemektedir. Böyle bir soruya cevap verememeleri de fizikte ne kadar büyük bir bilgi eksikliğinin olduğunu işaret etmektedir. Çünkü bu bilgi özel ihtisas sahibi olmayı gerektirecek türde bir bilgi değildir. Bu ve buna benzer temel fizik bilgisi kapsamına giren bütün benzer soruların fizikte kesin olarak cevaplandırılmış olması gerekir.

Sorunun cevabı ben biliyorum diyene gülüp geçin çünkü o alenen palavra atamaktadır. Çünkü bilseydi, burada yazdıklarımı da bilirdi. Kim olursa olsun bu soruya vereceği cevap o kişinin kendi kişisel tahminini söylemekten öteye bir anlam taşımaz. Fizikte tehlikeli olan da işte budur, bildiğini zannetmektir. Çünkü varsayımlar gerçek yerine konulmaya başlandığında ip bir yerinden mutlaka kopmaktadır.

Sorunun cevabı, ışığın yayınlandığı kaynağın momentumunu taşıyıp taşımadığı ile ilgilidir. Dolayısıyla bu soruya iki farklı varsayımla cevap verilebilir. Her iki cevabı da burada analiz edeceğiz. Bu analizlerin sonucunda da, her iki görüş arasındaki farkı ortaya çıkartabilecek bir deney planlayabilir miyiz diye bakacağız.

flash1
1. Alternatif: Işık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşır.

Bir geminin direğinden bir taşı düşmeye bırakalım ve bunu birkaç kez tekrar edelim. Gemi dursa da, gitse de taş her zaman aynı yere düşecektir. Çünkü taş gemi ile beraber hareket etmektedir ve geminin hareket yönündeki momentuma sahiptir. Bu örneği örneğimize uygulayabiliriz.

Kolaylık olması açısından, A frame'ini durağan kabul ederek düşünelim. Eğer ışık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşıyorsa, ışık B frame'ine ait mavi renkli Y eksenini takip ederek gidecektir. Yani yukarıdaki taş örneğinde olduğu üzere, ışık kendisini yayınlayan B frame'inin X eksenindeki hızını muhafaza edecektir. Dolayısıyla B frame'i A frame'i ile aynı X pozisyonuna gelmeden önce ışığı göndermek zorundadır. Sonuç olarak bu alternatif doğru ise: Işık burada B frame'ine ait mavi renkli Y eksenini takip edecektir. Figürde görüldüğü gibi ışığın varma anında Y eksenleri üst üste binmektedir.


Alternatif: Işık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşımaz.

Kolaylık olması açısından, A frame'ini gene durağan kabul edelim. Eğer ışık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşımıyorsa, bu takdirde B frame'i A frame'i ile aynı X pozisyonuna geldiği anda ışığı göndermek zorundadır. Bu takdirde figürde görüldüğü gibi ışığın yayınlanma anında Y eksenleri üst üste binmektedir. 

Bu alternatifte; ışık B frame'inin momentumunu taşımadığı için B frame'inden bağımsız hareket edecektir. Dolayısıyla ışık A frame'ine ait kırmızı renkli Y eksenini takip ederek gider.
flash2
flash3
Figür 1-A = Figür 2-A

1. Alternatif: Işık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşır.

Şimdi de gözlem penceremizi değiştirelim. B Frame'ini hareketsiz ve A Frame'ini hareketli olarak kabul edelim. Gözlem penceremizi değiştirmemiz meydana gelen olayı değiştirmeyeceğine göre daha önce incelediğimiz durumlarda nasıl bir sonuç elde ettiysek aynı sonuçları elde etmemiz gerekir. Hatırlayalım, A veya B frame'inin hangisinin hareket halinde olduğunun bir önemi olmadığını neredeyse bütün bölümlerde görmüştük. Önemli olan iki frame'in birbirine göre hareket halinde olmasıdı ve olayı hangi frame açısından ele alırsak alalım özdeş sonuç elde etmemiz gerekiyordu.

1-A figüründeki sonucu buraya değiştirmeden aktarıyoruz. Eğer ışık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşıyorsa, B frame'ine ait mavi renkli Y eksenini takip ederek gidecektir. B frame'i A frame'i ile aynı X pozisyonuna gelmeden önce ışığı göndermek zorundadır. Işık mavi renkli Y eksenini takip edecektir. Işığın varma anında görüldüğü gibi Y eksenleri üst üste binmektedir.

Buradaki 2-A figüründe ortaya çıkan duruma dikkat edelim. Bu alternatif için, A frame'inin hareketi kendisine doğru gelen ışık üzerinde herhangi bir etkiye sahip değildir. Bu sonucu ilerde kullanacağız.
Figür 1-B = Figür 2-B

2. Alternatif: Işık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşımaz.

Son olarak, B frame'ini hareketsiz ve A frame'ini hareketli kabul ederek, bu alternatif için de ortaya çıkan durumu yazalım. 1- B figüründe nasıl bir sonuç elde ettiysek, burada da aynı sonucu elde etmemiz gerekiyor. Orada yazdıklarımızı buraya değiştirmeden aktarıyoruz. 

B frame'i ışığı A frame'i ile aynı X pozisyonuna geldiği anda göndermek zorundadır. Işığın yayınlanma anında Y eksenleri üst üste binmiş durumdadır. Işık A frame'ine ait kırmızı renkli Y eksenini takip ederek gidecektir.

Bakın 2-B figüründe ne kadar enteresan bir durum oluştu. A frame'inin hareket halinde olması sebebiyle ışık yönünü değiştirdi. Bu alternatifte "ışık varma hedefinin momentumunu taşır" şekilde ifade edebileceğimiz bir sonucun ortaya çıktığını görüyoruz. Bunu söyleyebiliriz, çünkü ışığın A Frame'ine varabilmesi için ışığın X eksenindeki hızının A frame'inin X eksenindeki hızına eşit olması gerekir. O halde bu alternatifi yeni şekliyle tekrar yazalım:

2. Alternatif: Işık varma hedefinin momentumunu taşır.

Her iki alternatif için bariz bir farklılık elde ettik. 2-A ve 2-B figürlerinde elde ettiğimiz sonuçlardan yararlanarak artık bir deney tasarlayabiliriz.
flash4

1. Alternatif: Işık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşır.
2. Alternatif: Işık varma hedefinin momentumunu taşır.

Burada iki görüşü de inceledik. Şimdisi hangisi doğru olabilir diye karar vermeye çalışalım. Tabi burada ne düşünürsek düşünelim, neye karar verirsek verelim bu ayrıntının bir deneyle mutlaka tespit edilmesi gerekir. Ama gene de tartışmamızı burada yapacağız.

1. alternatif yani ışığın yayınlandığı kaynağın momentumunu taşıması mantıklı gözükse de fizikteki çok önemli bir hipotezle çelişmektedir. Bakın Albert Einstein'in Evrensel Işık Hızı postülası ne söylemektedir.

Universal Velocity of Light: The light is always propagated in empty space with a definite velocity c which is independent of the state of motion of the emitting body.

Eğer birinci alternatif doğrudur derseniz, o zaman ben de size derim ki, "Postülayı düzeltip karşıma öyle gelin. Bakın orada ışığın hızının yayınlandığı kaynaktan bağımsız olduğundan bahsediliyor". Tabi ki bu postülanın değişmesi pek mümkün değildir, çünkü onun üzerinde yapılacak en ufak bir değişiklik Relativite Teorisinin kaybedilmesi ile sonuçlanır. Kaldı ki, ışığın hızının yayınlandığı kaynaktan bağımsız olduğu o kadar bilinmeyen bir konu da değildir.

İkinci Alternatif ise Evrensel ışık hızı postülası ile çelişmez. Ama buna karşın şu anda ki Elektromanyetik teori ile çelişir. Çünkü ışığın bu şekilde davranacağı, ışığın varma hedefinin momentumunu taşıyacağı (figür 2-B yi hatırlayalım) elektromanyetik teoride hiç bir şekilde tanımlı değildir. Bu alternatifi desteklemek de elektromanyetik teori'yi kaybetmekle sonuçlanır (veya içinde taşıdığı hatayı düzeltmek zorunda kalırız diyelim). Işığın bu şekilde davrandığı ALICE YASASINDA ve onun (c+v)(c-v) matematiğinde tanımlıdır ama o da deneysel olarak doğrulanmamıştır.

Eeee, mantık yoluyla tutarlı bir cevap ortaya çıkmadığına göre ne yapacağız? Hangi alternatifi seçersek seçelim fizikte bazı şeyler zorlanmakta ve tahrip olmaktadır. Soruyu cevaplama konusunda farklı bir fikriniz varsa lütfen ortaya çıkın ve söyleyin. Yahut bir deney yapalım ve sonucu beraberce görelim. Sonucu deney tayin etsin. Eğer böyle bir deney yapılmaz ise sorunun cevabını hiç bir zaman bilmeyeceğiz.
flash5

ANALİZ, konuyu bütün yönleriyle analiz edebilmeniz için bir animasyon hazırladım. Animasyonda A ve B framelerinden istediğinizi hareket ettirebilirsiniz. Her iki alternatif açısından ortaya nasıl bir sonuç çıktığını görebilirsiniz.

ALICE YASASININ RELATIVITE TEORİSİ VE ELEKTROMANYETİK TEORİ İÇİN ÖNERDİĞİ DENEY


(c+v)(c-v) matematiği elektromanyetik teorinin temel alması gereken matematiktir. Bu matematik aynı zamanda Relativite Teorisinin de matematiğidir. Bunlardan bahsetmiştim.

(c+v)(c-v) matematiğini doğrulayacak bir deney ancak ve ancak hareketsiz bir frame'den, hareketli bir frame gönderilen ışığın hızını ölçmek suretiyle yapılabilir. Böyle bir deneyde ışığın hızı, ışığı gönderen hareketsiz frame'den ölçülmelidir. Işığın varma hedefi olan frame'den yapılan ölçümlerde (c+v)(c-v) matematiği ortaya çıkmaz ve ışığın hızı "c" olarak bulunur. Bunun nedenini bu çalışmanın bir çok yerinde anlattım. Burada tekrar etmeyeyim.

(c+v)(c-v) matematiği ile ilgili deneyler tasarlamak aslında kolaydır. Ancak iş uygulamaya gelince bu deneyleri yapabilmek çok ama çok zordur. Çünkü ışık gerçekten çok hızlıdır Zaten ışık bu kadar hızlı olmasaydı bugün bunları konuşuyor olmazdık.

Önceki kısımda ışığın yayınlandığı kaynağın momentumunu taşıyıp taşımadığını incelemiştik ve iki olasılık elde etmiştik. Bu olasılıklar şu şekildeydi:

1. Alternatif: Işık kendisini yayınlayan kaynağın momentumunu taşır.
2. Alternatif: Işık varma hedefinin momentumunu taşır.

Bu alternatiflerin hangisinin doğru olduğunu deneysel olarak tespit edebilirsek (c+v)(c-v) matematiği konusunda da önemli bir sonuç elde etmiş oluruz. Bu amaçla yapılabilir olduğunu düşündüğüm bir deney tasarladım. Burada size bu deneyi anlatacağım.
flash6
DENEYİN YAPILIŞ ŞEKLİ

Bu deney figür 2-A ve figür 2-B de ortaya çıkan durumları kendisine temel alır. Kare şeklinde sabit bir platform ve onun ortasında dönebilen ikinci bir platform vardır. Işık kaynağından gelen ışık ince bir çizgi halinde platformun bütünü üzerine düşürülmektedir. Burada hareketsiz frame ışık kaynağı (FRAME B), hareketli frame döner platformdur (FRAME A). Platformu mümkün olan en yüksek süratle döndürüyoruz ve üzerine düşürdüğümüz ışık çizgisinin fotoğrafını çekiyoruz.

Sanırım bu deneyde kullanılacak platformun dönme hızı bütün dünya rekorlarını kat ve kat aşmalıdır. Işık kaynağı da belki kilometrelerce uzakta olmalıdır. Yani bu da hiç kolay bir deney değildir, pratikte mümkün olabilir mi doğrusu onu da bilmiyorum. Bu bir mühendislik sorusudur ve bunlara ben cevap veremem. Ben burada yalnızca öneri getiriyorum. Eğer bu deneyden nasıl bir sonuç elde edilecektir diye sorarsanız, işte buna kendi görüşümle cevap verebilirim.

1) Eğer ışık yayınlandığı kaynağın momentumunu taşıyor ise platformun bütünü üzerine düşen ışık çizgisinde herhangi bir değişiklik oluşmaz. (figür 2-A da elde ettiğimiz durum). Dolayısıyla fotoğrafta ışık çizgisi düz bir hat olarak gözükecektir.

2) Eğer ışık varma hedefinin momentumunu taşıyor ise bu taktirde ışık döner platforma doğru gelirken platformun dönme hareketinden etkilenerek yön değiştirecektir. (figür 2-B de elde ettiğimiz durum). Işık kaynağının uzaklığına ve platformun dönüş hızına bağlı olarak ışık çizgisi ideal durumundan uzaklaşacaktır. Fotoğrafta döner kaidenin üzerindeki ışık çizgisi eğimli bir şekilde gözükecektir. 
flash
IŞIK NİÇİN VARMA HEDEFİNİN MOMENTUMUNU TAŞIR?

Bu sorunun cevabı Alice Yasası için bellidir. 

Öncelikle, ışık demeti bir elektromanyetik dalga topluluğudur ve içinde sayısız miktarda elektromanyetik dalga bulundurur. 

Elektromanyetik dalgalar ise boşlukta değil alanların içerisinde yol alırlar. Elektromanyetik etkileşim ALAN'lar üzerinden gerçekleşir. Her cismin kendisine ait bir alanı vardır. Cisim hareket ettiği zaman kendisine ait alanı kendisiyle birlikte hareket ettirir. Cisim hareketli ise alan üzerindeki elektromanyetik dalgalar alan ile birlikte taşınır. Döner platformun dönmesi, döner platformun alanı içerisinde yol alan elektromanyetik dalgaları dönüş yönünde taşımaktadır. 

Döner platform bir cisimler topluluğudur. Onu oluşturan en ufak parçayı dahi ayrı bir cisim olarak düşünmek mümkündür. Döner platformun yüzeyi üzerindeki her noktanın kendisine ait bir alanı olduğunu düşünmek mantık yürütebilmek için yeterlidir. Döner platform üzerindeki nokta hedefe doğru giden bir elektromanyetik dalganın hareketi yalnızca o noktanın hareketine bağımlı olur, çünkü o noktanın alanı içinde gitmektedir. Momentumu taşıyan gerçekte elektromanyetik dalga değil o noktaya ait alandır. 

Çok çılgınca değil mi? Bence de öyle. 

DENEYIN SONUÇLARI?

Bu deneyin sonuçları gerçekten çok derindir. Ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın, fiziğin genel teorisi üzerinde çok etkili olacaktır. Fiziğin ana teorisinde bazı hataların yapıldığı bir gerçektir. Bu deney bize nerede yanlış yapıldığını, nelerin doğru olduğunu gösterebilecek bir deneydir. 

Tabi ki gönlüm ister ki, bu deney tartışmaya yol açmayacak kadar büyük bir kesinlikle sonuçlansın ve (c+v)(c-v) matematiğini doğrulasın. Çünkü bu herkesin yararınadır. Böyle bir durumda Elektromanyetik Teori ile Relativite Teorisi birleşir ve her iki teori hata ve eksikliklerinden büyük oranda kurtulur. Fiziğin önü açılır ve fizik çok ileriye gider. 
Eğer tersine bir sonuç çıkarsa bu sanırım çok kötü olur. Çünkü fizikte neyin doğru neyin yanlış olduğunun belli olmadığı karanlık bir döneme girilir. Bu arzu edilebilecek bir şey değildir.

Ben deney sonucu konusunda hiç de karamsar değilim. Çünkü bu deneyde kendimi Albert Einstein'ın Evrensel Işık Hızı postülasına emanet etmiş olacağım. O postülaya her zaman güvendim.