Alice Yasası Versiyon 7

Alice Yasası ve Matematiği

Han Erim

7 Mayıs 2012

Copyright © 2012 Han Erim, All Rights Reserved.

ALICE YASASI VE ALICE MATEMATİĞİ

Amatörce de olsa ben programlama yapmaktan hoşlanırım. Bir dosya sıkıştırma (zip) programı yapmak istemiştim. Sayı tabanlarını kullanarak ilginç algoritmalar yaratmanın mümkün olduğunu düşünüyordum. Belki güzel bir algoritma bulur ve güzel bir sıkıştırma programı ortaya çıkartabilirdim. Bu sebeple sayı tabanları üzerinde çalışmaya başladım. Bu yolun beni Alice Yasasına ulaştıracağını nasıl bilebilirdim?

flash1

MATEMATİKTE SOL YÖN

Sayı tabanları sistemini iki türlü yorumlamak mümkündür. Birinci yöntem klasik sayı tabanları sistemidir. Klasik yöntemde en büyük sayı sonsuz olarak kabul edilir. Bu kabule dayanan matematiğe, MATEMATİĞİN SOL YÖNÜ adını verdim.

Klasik sayı tabanı sistemini geometrik olarak şöyle yorumlayabiliriz. Elimizde 1 sayısını temsil eden bir çubuk olsun. Bu çubuğun uzunluğu sayı tabanlarına göre değişmez. Hangi sayıyı elde etmek istiyorsak o kadar çubuğu uç uca ekleriz.

Sol yönde, matematiksel olarak farklı tabanlardaki sayılar arasında aşağıdaki şekilde eşitlikler vardır:



flash2

MATEMATİK'TE SAĞ YÖN

En büyük sayının 1'e eşit olduğu bir sayı tabanı sistemi de oluşturmak mümkündür. Bu kabule dayanan matematiğe de MATEMATİĞİN SAĞ YÖNÜ adını verdim.

SAĞ YÖN'ün geometrik yorumu ise şöyledir. Her taban için 1 sayısını temsil eden çubuğun uzunluğu farklıdır. Bir tabana ait çubukları uç uca eklersek, çubuklar ilk tekrar sayılarına vardığında (ki bu 10 dur) bütün tabanlar arasında eşitlik sağlanır. 

Sıkıştırma programım için bir algoritma yaratmaya çalıştığımı söylemiştim. İşte bulduğum algoritma da bu idi. Sağ yön sayı tabanı sisteminin bana ait bir düşünce olduğunu sanıyorum. Eğer bir başkası daha önce düşünmüşse kendisini içtenlikle tebrik ederim.

Sağ yön matematiğinde eşitlikler aşağıdaki şekilde oluşur:

flash3

SAĞ YÖN VE "1 UZUNLUĞU"

Sağ yön matematiği için bir takım ön kurallar geliştirdim. Bu kurallar en azından kendi konumuz için önemlidir.

Sağ Yön'de sayılar kural olarak kesir halinde gösterilir. Gösterim şekli bir sayının kendi tabanına bölümü şeklindedir. Böylelikle her sayının nümerik değeri 0-1 aralığı içerisinde kalır. 0-1 aralığına "1 Uzunluğu" denir. 1 en büyük sayıdır.

Kesirli görünümüne rağmen Sağ Yön bir tam sayı matematiğidir. Bir sayı tabanına ait elemanların her biri birer tam sayıdır.



flash4

SAĞ YÖN VE FREKANSLAR

Sağ yön tablosundaki sayılar 1 Uzunluğu'nun üzerinde taşınabilir. 1 Uzunluğu üzerine taşındıklarında sayılar FREKANS adını alır. Her sayı taşıdığı nümerik değere göre 1 Uzunluğu üzerine yerleşir. 1 Uzunluğu üzerindeki her nokta farklı bir frekans değerini temsil eder. Sayı tabanları sonsuz olduğu için 1 Uzunluğu sonsuz miktarda frekans değeri taşıyabilir.

Sayı tabanlarındaki sayıların, 1 Uzunluğu üzerinde aynı frekans değerine sahip olanları birbirine eşittir. Bu sebeple aynı nümerik değere sahip birden fazla frekans var ise fazlalık olanlar kaldırılır ve o değere ait tek bir frekans bırakılır.

flash5

1 UZUNLUĞU VE ALANLAR

Sağ Yön Matematiği fizik için önemli bir matematiktir. Çünkü 1 Uzunluğu üzerindeki frekanslar ile fizikteki ALAN matematiği kusursuz bir uyum içerisindedir.

Frekans, kütle ve uzaklık arasında aşağıdaki eşitlik vardır. 
d = f.m 
mesafe = frekans x kütle

Bu eşitliğin varlığı, fizikteki Alan yasalarını (Newton'un kütle çekim yasası ve Coulomb'un elektriksel yüklerle ilgili ters-kare yasası ) frekanslarla ifade edebilmemize olanak verir. 

Gerçekte, ne tür bir çalışma olursa olsun, değerler 0-1 aralığında gösterilmek isteniyorsa frekanslardan yararlanmak mümkündür. Bu sebeple 1 Uzunluğu kıymetli ve yararlı bir kavramdır.

flash6

FREKANSLAR VE ALAN MATEMATİĞİ

1 Uzunluğunun ve frekansların alan matematiği ile olan uyumunu burada görebilirsiniz.

Temsili bir kütle değeri seçip, o kütleye ait alan değerlerini ve ilgili grafikleri oluşturabilirsiniz. 

Sol üstteki kutucuğa kütle değeri için bir rakam girip ve Yarat (Create) tuşuna basın. Butonlar arasındaki kırmızı oklar sizi yönlendirecektir.

Alice Yasası gerçekte nedir?

Alice Yasası bir alan yasasıdır. Bütün cisimlerin kendilerine ait bir özel uzaya yani bir alana sahip olduğu kabul eder ve bir cismin alanını ifade ederken 1 Uzunluğunu ve frekansları kullanır. Alice Yasası özetle bu kadar basittir. Alice Yasasının kendisine ait çok özel bir de fizik postülası vardır. Bu postülayı programda ayrı bir bölüm olarak verdim.

Alanlar tabi ki çok ilginç yapılar. Aslında onların ne olduğunu hemen hemen hiç bilmiyoruz ama etkilerini gözlemleyebiliyor ve ölçebiliyoruz. Alice Yasası da bu henüz bilmediğimiz, sırlarını bize vermemiş dünyaya açılan bir giriş kapısıdır, ona giden bir yoldur. Şöyle de düşünebiliriz; bir ihtimal olarak, eğer frekansların oluşum kurallarını açıklayabilirsek, alanların da ne olduğunu anlayabilir ve açıklayabiliriz. Alice Yasası bize bazı ipuçları vermektedir aslında, ama burada bu kadar detaya girmeyelim.

Ancak şu bir gerçektir ki, gelecekte fiziğin en büyük araştırma konusu alanlar olacaktır. 

ALICE YASASININ GÜCÜ

1998 yılı civarında frekansların alan matematiği ile olan yakın ilişkisini fark etmem sonucunda çalışmalarımı bu yönde yoğunlaştırdım.

Kendime şu şekilde matematiksel bir model seçtim: Kütlesi m olan bir cismi, tabanı m olan bir sayı sistemi olarak kabul edelim. Bu sayı sistemine tabanı m'den küçük olan bütün sayı sistemlerini de dahil edelim. Bu taktirde m kütlesine ait özel bir frekans tablosu elde ederiz. (yani iki sayfa önce gördüğünüz şeyi yapıyordum)

Bu matematiksel model üzerinde uzun süre çalışmak beni her cismin kendisine ait özel bir uzayı olabileceğini düşündürmeye yöneltti ve buradan önce ALAN kavramına vardım. Bu yolun adını da Alice Yasası olarak koydum. 

Alan kavramına ulaşmam beni ışığın bu özel uzaylar yani alanlar içerisinde yol alabileceği düşüncesine götürdü. Bu noktada ışığın davranışı için (c+v)(c-v) matematiğini elde ettim. Tabi buraya kadar her şey teorik düşüncelerden öteye geçmiyordu. "Acaba (c+v)(c-v) matematiğini doğrulayan sonuçlar olabilir mi?" diye internet üzerinden araştırma yaptığımda, elde ettiğim bilgiler (c+v)(c-v) matematiğini doğruluyor gibi görünüyordu. Bu bana çalışma cesareti ve şevk verdi. (c+v)(c-v) matematiğini relativite teorisine uyarlamak için yaptığım çalışmalar ise relativite teorisinin tümüyle yeni baştan yazılması ile sonuçlanmıştır.

Bu benim için her aşaması olağanüstü olan bir yolculuk olmuştur.