Akademik Kısım
Elektromanyetik teoride yapılan iki büyük hata
Han Erim
7 Mayıs 2012
Akademik Kısım
Elektromanyetik teoride yapılan iki büyük hata

1850-1900 yılları arasında Elektromanyetik Teori henüz şekillenirken fizikte ışık hızının ne olduğu sorusu önemli bir konu idi. O zamanın bilim adamları ışığın BOŞLUKTA c hızıyla (c: ışık hızı sabiti) yol aldığını düşünüyorlardı. Işığın boşlukta yol alabilmesi düşüncesi bir varsayım olmasına rağmen bir gerçek gibi algılanmış ve bir gerçek gibi kabul edilmiştir. Halbuki böyle bir karara varmak için gerekli bütün deneylerin yapılması gerekirdi ancak bu yapılmadan karar verilmiştir. Bu varsayımın kabulü fizikte yapılan birinci ve en büyük hata olmuştur. Çünkü ışık boşlukta değil ALANLAR içerisinde yol alır.

1900 lü yılların hemen başında bunu ikinci büyük hata takip etmiştir. Işığın boşlukta c hızı ile yol aldığı varsayımı, ışığın hızının bütün referans sistemlerine göre değişmeyeceği varsayımı ile birleştirilmiştir. Bunun sonucunda da Relativite Teorisi ortaya çıkmıştır. Bu teori elbette ki bazı sonuçlar öngörüyordu ve öngördüğü sonuçlar arasında özellikle zaman uzaması etkisi vardı. Bu etkinin ölçümlerde tespit edilmesi Relativite Teorisinin doğru olarak kabul edilmesine ve fizikte giderek egemen bir rol almasına neden olmuştur.

Günümüzde de fizikçiler yukarıda bahsi geçen iki varsayımın doğru olduğunu kabul eden bir eğitim sisteminden gelmektedirler. Bu varsayımların doğru olduğu yönünde eğitilmiş ve bu yönde şartlandırılmışlardır. Dolayısıyla düşünme sistemlerini bu varsayımlar şekillendirmektedir. Hangi konu olursa olsun doğru olmayan bir varsayımı doğru olarak kabul etmek en zeki insanlara bile zarar verir. Bugün ne yazık ki fizikte böyle kötü bir tablo vardır. Geçmişte fiziğin teorisinde yapılan hatalar günümüze kadar ulaşmıştır. Bu hatalar fizikçilerin düşünme yollarını tıkamaya ve hem kendilerine hem de diğer bilim dallarına zarar vermeye devam etmektedir.

Fizik için doğru varsayım nedir?

Bütün cisimlerin kendilerine ait birer alanları vardır. Elektromanyetik etkileşim boşluk üzerinden değil, cisimlerin alanları üzerinden gerçekleşir. Dolayısıyla ışık boşlukta değil, alanların içinde yol alır. Bir ışığın içinde bulunduğu alana göre hızı sabittir. Bu hız c ye eşittir (c ışık hızı sabitidir). Bu sebeple, ışık diğer referans sistemlerinden bağımsız olarak yalnızca varma hedefine göre sabit hızla gider. Varma hedefi ışığın içinde gittiği alanın sahibi olan cisimdir. Elektromanyetik etkileşimin işleyiş mekanizması özetle bu şekildedir.

Elbette ki Elektromanyetik Teori böyle bir temel üzerinde inşa edildiğinde buna uygun bir matematiksel temelin kullanılması gerekir. Bu (c+v)(c-v) matematiğidir.

Bugünkü haliyle Elektromanyetik Teorinin matematiği yalnızca hareketsiz frame'ler arasındaki etkileşimi ifade edebilmektedir. Hareketli frame'lere uygulandığında ise hata verir. (c+v)(c-v) matematiği elektromanyetik etkileşimi birbirine göre hareketli frame'ler arasındaki etkileşimi kapsayacak şekilde genişletir.

(c+v)(c-v) matematiği içinde Relativite Teorisi kendiliğinden Elektromanyetik Teorinin doğal bir uzantısı haline gelir. Çünkü Relativite Teorisinin matematiği de bu çalışmada göreceğiniz gibi zaten (c+v)(c-v) matematiğidir. Relativite Teorisi kapsamında ele alınan zaman uzaması, boy deformasyonu, eşzamanlılık gibi etkiler bu matematiğinin sonuçları içinde çok net bir şekilde yer alırlar. (c+v)(c-v) matematiği fizikte tam olarak açıklanamamış Doppler Etkisi gibi konuları da kendi içine alır.

Elinizdeki bu çalışma Elektromanyetik Teori için (c+v)(c-v) matematiği temel alındığında ne tür sonuçların elde edileceğini anlatmaktadır. Bu çalışma aynı zamanda Relativite Teorisinin de ne şekilde olması gerektiğini göstermektedir.

Kaçınılmaz yol ayrımı

Elektromanyetik Teori için (c+v)(c-v) matematiğinin ispatı yıllar önce yapılmıştır. Burada da bu ispatların bazılarını görebilirsiniz. Elbette ki ışığın boşlukta mı yoksa alan içinde mi gittiği bir deneyle tespit edilebilir. Bir düşünce olarak böyle bir deneyin nasıl olması gerektiğini çalışmanın Deney bölümünde anlattım.

Fizik camiasına buradan açık bir çağırıda bulunuyorum. Alice Yasası geleceğin fiziğini inşa eden, yol gösteren çok değerli bir çalışmadır. Onun teorisini çok iyi anlamanızı arzu ederim.


Fiziğin geleceği nasıl şekillenecektir

Benim düşüme göre Alice Yasası Versiyon 7 adlı çalışmamı yayınlamamla birlikte Relativite Teorisi son bulmuştur. Çünkü Elektromanyetik Teori ile Relativite Teorisi artık birleşmiştir. Relativite Teorisinin içindeki zaman uzaması, boy deformasyonu gibi kavramlar bundan sonra Elektromanyetik Teorinin içinde "Relativite Etkileri" adı altında yer almalıdır. Bu birleşme Genel Relativite'nin de anlamını değiştirmektedir. Genel Relativite (c+v)(c-v) matematiğine kuvvet etkisinin ilave edilmesiyle yapılan bir genellemeyi ifade etmekten öteye bir anlam taşımayacaktır. Genel Relativite küçülerek Elektromanyetik Teorinin içine girecek ve kendisine ait farklı bir matematiği olmayacaktır. Relativite Teorisini Elektromanyetik Teorinin içinde yer alan bir alt branş şeklinde düşünmek daha doğrudur. Ancak bundan sonra Özel ve Genel Relativite şeklinde bir ayrım olmayacak ve Relativite Teorisi Elektromanyetik Teoriden bağımsız tutulmayacaktır.

Elektromanyetik etkileşim alanlar üzerinden gerçekleşmektedir ve gelecekte alanlar fiziğin birinci öncelikli araştırma konusu olacaktır. Belki de şöyle demeliyim: Fiziğin gelecekteki hedefi (c+v)(c-v) matematiğine sebep olan nedenleri bulmak ve onları anlamak yönünde olacaktır.

Saygılar sunarım.


Han Erim