Bölüm 1
Fiziğin Teorisindeki İki Büyük Hata
Lafı
hiç eğriltmeden, kaçamak ve belirsiz şeyler söylemeden dobra dobra
konuya giriyorum. Fiziğin teorisinde iki önemli hata yapılmıştır. Bu
hataların neler olduğunu en baştan söyleyeyim ki daha sonra
anlatacaklarım bir anlam ve değer kazansın.
Alice Yasası şunu söyler:
“Işık varma hedefine doğru c hızı ile gider.”
Bu önerme doğru mudur?.. Tabiî ki doğrudur. Çünkü günümüz fiziğinde kabul edilen temel argüman şudur: “Işığın hızı bütün referans sistemlerine göre c’dir.”
Yani Alice Yasası’nın söylediği kurala yanlış denilemez. Olsa olsa
önermenin eksik olduğu söylenebilir. İşte fiziğin teorisindeki birincil
ve ölümcül hata tam olarak buradadır:
Işığın hızının bütün referans sistemlerine göre c olduğu yönündeki düşünce yanlıştır. Işığın hızı varma hedefine göredir ve ışık varma hedefine doğru c hızı ile gider.
Fizikçi
arkadaşlar, hiç mazeret üretmeye çalışmayın. Ayvayı yemiş durumdasınız.
Hatanızı kabul edin ve hatanızdan olabildiğince çabuk dönün. Hepiniz
bir araya gelseniz hep birden itiraz etseniz, bağırsanız, çağırsanız,
kızsanız da bu gerçeği değiştiremezsiniz. “Işığın hızının bütün
referans sistemlerine göre c olması” düşüncesi, fizikteki en büyük
palavradır.
FİZİK YASASIDIR
Işık
(bir elektromanyetik dalga) varma hedefinin referans sistemini temel
alarak ona doğru c hızı ile hareket eder. Işığın bu hareketi, kendisini
yayınlayan kaynak cismin ve diğer cisimlerin hareketlerinden
bağımsızdır.
“Işık varma hedefine doğru c hızı ile gider.”
Niçin
böyledir? Işık niçin böyle davranır? Bu gerçekten çok güzel ve elbette
sorulması gereken ilk sorudur. Ancak Alice Yasası’nı yazan kişi olarak
bunun cevabını verme gibi bir sorumluluğum yoktur. Ben yalnızca bu
durumun varlığını size burada göstereceğim. Sorunun cevabını bugün
olmasa bile gelecekte fizikçiler verecektir.
Fizikteki
ikinci büyük hata Doppler Kayması konusundadır. Burada Doppler
Kaymasını yalnızca elektromanyetik dalgalar açısından ele alıyorum. Ses
olayındaki Doppler Kayması bu kitabın konusu dışındadır.
Alice Yasası şunu söyler:
“Doppler Kaymasında dalga boyu değişimi ışığın (elektromanyetik dalganın) yayınlanması esnasında gerçekleşir.”
Açıkça söylemek gerekirse dalga boyu değişiminin nerede gerçekleştiğini üç olasılık üzerinden ele alabiliriz:
1- Dalga boyu yayınlanma esnasında değişir.
2- Dalga boyu yolda giderken değişir.
3- Dalga boyu varma hedefinde değişir.
Bu
üç olasılığı sırasıyla inceleyelim. Dikkatinizi çekerim ki, mevcut
fiziğin teorisine göre birinci seçenek imkânsızdır ve hemen elenmesi
gerekir. İkinci seçenek ise çok fazla bilinmeyen içerir; bu sebeple
önerilmesi son derece zordur. Sanıyorum ki bu zorluklar nedeniyle
üçüncü seçenek fizikte kabul görmüş ve bu ihtimale uygun teorik
cevaplar üretilmekle yetinilmiştir. Hâlbuki yapılacak bazı deneylerle
bu konu kesin bir cevaba kavuşabilirdi ve birinci seçeneğin doğru
olduğu anlaşılabilirdi. Ama bu yapılmamıştır ve bu büyük ihmalin de
ağır bir karşılığı, ağır bir bedeli vardır. Fizikçi dostum, korkunç bir
darbe de buradan alıyorsun. Hem de ne darbe...
FİZİK YASASIDIR
“Doppler Kaymasında dalga boyu değişimi ışığın (elektromanyetik dalganın) yayınlanması esnasında gerçekleşir.”
İşte Alice Yasası, yukarıda yazdığım iki temel argüman üzerinde yükselmektedir. Bir
sonraki bölümden başlayarak, burada ortaya koyduğum iki temel önermenin
neden doğru olduğunu geometri, matematik, figürler ve animasyonlar
yardımıyla göstereceğim.
Şunu
da söylemeliyim ki göreceğiniz matematik ve geometri kesinlik taşır;
orasının burasının eğilip bükülmesine ve farklı biçimlerde
yorumlanmasına izin vermez. Fizik de matematiğin kurallarına uymakla
yükümlü olduğuna göre en azından teorik olarak Alice Yasası’nın son
derece güçlü ve rahat olduğunu söyleyebilirim.
Teorik
fiziğe biraz yatkınlığınız var ise, yukarıdaki iki önermenin doğru
olması durumunda —ki doğrudur— fizik biliminde ne kadar büyük
değişiklikler meydana geleceğini öngörebilirsiniz. Bu kitabın ana
konusu zaten bu değişikliklerdir.
Yukarıda
yazdığım iki fizik yasası, esasen elektromanyetik dalgaların davranışı
ile ilgilidir ve Alice Yasası bu yasaları temel aldığı için ALICE
YASASI özünde ELEKTROMANYETİK TEORİDİR. Yani Alice Yasası dediğimizde
Elektromanyetik Teori anlaşılmalıdır. Alice Yasası, Elektromanyetik
Teori’nin hataları düzeltilmiş hâlini temsil etmektedir.
Yukarıda
yazılan iki yasa, aynı zamanda Relativite Teorisi’nin dayandığı temel
mantığı geçersiz kıldığı için, Alice Yasası Relativite Teorisi’ni
ortadan kaldırır. Şu anda ondan geriye hiçbir şey kalmamıştır.
Relativite Teorisi’ni yaşatmak için uğraşacağınızı biliyorum. Ama hepsi
gitmiştir. Boşu boşuna uğraşırsanız siz de gidersiniz. Emeklerinizi,
gayretlerinizi Alice Yasası’nı anlamak için harcayın; kendinizi
fizikteki teorik hastalığın pençesinden kurtararak iyileştirin.
Tabiî
ki Alice Yasası’nın deneyler ile doğrulanması gerekir; bu, fizikte
olmazsa olmaz bir şarttır. Ancak Alice Yasası’nın bundan korkacağı bir
durum yoktur. Matematiği o kadar temiz, mantığı o kadar açık, fizik
yasalarıyla o kadar uyumludur ki deneysel olarak doğrulanamaması gibi
bir ihtimal yoktur. Öyle ki Alice Yasası’nın deneysel olarak
doğrulanması, fizikte kullandığımız temel fizik prensiplerinin deneysel
olarak doğrulanması anlamına gelir.
“Bir
elektromanyetik dalga hangi hedefe gideceğini nasıl bilebilir ki?
Varacağı hedefin hızını nasıl ölçebilir? Işık, kendi hızını varacağı
cisme göre nasıl olur da c olacak şekilde ayarlayabilir? Üstelik kaynak
ve hedef cisimler arasında milyonlarca, hatta milyarlarca ışık yılı
mesafe varken bu nasıl mümkün olabilir? Dostum, kusura bakma ama ben
sana kıçımla gülüyorum.”
Eğer düşünceniz bu ise ben de size gülüyorum.
Bir parantez açarak bir kez daha belirtmek isterim. Alice Yasası cevap üretmez; yalnızca durum tespiti yapar ve var olanı matematik ve geometri kullanarak gösterir. Burada anlattıklarım fiziğin bir gerçekliğidir. Bu kitap da bu gerçekliği size göstermek için yazılmıştır.
Fizik
yasalarını ve onları oluşturan nedenleri anlamak ve cevaplar bulmak
zorunda olan biziz. Eğer yeterince çalışırsak yukarıdaki türden
soruların cevaplarını bulacağımıza inancım tamdır. Ancak cevapların
bulunabilmesi için öncelikle problemlerin doğru şekilde tanımlanması
gerekir.
Şimdi Alice Teorisi’ne geçelim ve bu iki yasanın hangi geometrik ve matematiksel temeller üzerinde yükseldiğini size göstereyim.