35. ALICE YASASI İLE İLGİLİ DENEYLER

(c+v)(c-v) matematiği evrenimizin alt yapısını anlamamız konusunda bize büyük olanaklar sunmaktadır. Alice Yasası cevap bekleyen bir çok soruyu gündemden kaldırabilme yeteneğine sahiptir.

(c+v)(c-v) matematiği ile ilgili yapılması gereken, sırada bekleyen çok sayıda deney vardır. Üstelik bunların bir çoğu hayati öneme sahip deneylerdir. Yapılmamış olan hareketli bir hedefe giden sinyal hızı ölçümünü hiç saymıyorum. Başka deneyler var, mesela;

• Dalgaboyu değişiminin kaynakta gerçekleştiği mantıksal olarak açıkça görülen bir durumdur, bu değişimin mesafeden bağımsız ve eş zamanlı gerçekleştiğinin deneyle tespit edilmesi gerekir. Bu konu son derece önemlidir. Eğer bu konuda emin olunmazsa, deneysel kanıt yoksa, sonsuz mesafelere etki edebilen çekim kuvveti ve elektriksel yük kuvveti ile ilgili tutarlı teoriler geliştirilmesinin önü tıkanır. Yani geliştirebilirsiniz elbette ama elde ettiğiniz teorik sonuçlardan bir türlü emin olamazsınız. 
• İvmeli hareket eden bir referans sistemine göre kendisine GELEN sinyalin hızı tespit edilmesi çok önemlidir. Genel fizik bilgisi kapsamında bile değerlendirilebileceğimiz bu ölçüm şimdiye kadar niye yapılmamıştır, anlamak mümkün değildir. Zor bir ölçüm de değildir. 
• Hareketsiz bir referans sisteminden, ivmeli hareket eden bir cisme doğru GİDEN sinyal hızının tespit edilmesi gereklidir. (c+v)(c-v) matematiği ancak bu ölçüm sonucunda elde edilen bilgilerle gelişebilir. 
• Birbirine göre ivmeli hareket eden referans sistemleri arasındaki Doppler Kaymasının ne şekilde oluştuğu anlaşılmalıdır. Bu konuda elimizde yeterli bilgi yoktur. 
• Çekim Kuvvetine bağlı olarak Doppler Kayması oluşuyor mu tespit edilmelidir. Bu konuda geçmişte bir deney (Pound–Rebka experiment - 1959) yapıldığını belirtmeliyim. Ancak bu deney Relativite Teorisi ile birlikte ele alınmış ve sonuçları da bu yönde irdelenmiştir. Deneyin (c+v)(c-v) matematiği temel alınarak kesinlikle tekrar edilmesi gerekir.
• Dönme hareketi için Doppler Kayması eşitlikleri, (c+v)(c-v) matematiği temele alınarak tekrar ele alınmalıdır. Deneylerle, teorik varsayımlar karşılaştırılmalıdır.
• Bayt Kayması ölçümü yapılarak doğrulama yapılmalıdır.
• Bir uzay sondası için, yıldızlardan kendisine ulaşan elektromanyetik dalgaların dalgaboyları sondanın hızlanmasına paralel olarak değişiyor mu tespit edilmelidir. Bu ölçümden gelecek bilgi fizik teorilerini alt üst edebilecek kadar güçlü ve çok hayati bir bilgidir, ama elimizde yoktur.

Buna benzer deneyler yapılmalıdır ki, sonuçlar ortaya konulmalıdır ki teorisyenler düşünebilsinler, yollarını bulabilsinler, fikirler geliştirebilsinler. 

"İvmeli hareketlerde, dönme hareketinde (c+v)(c-v) matematiğine bağlı olarak Doppler Kaymasını nasıl oluşur?" bu kitapta bunlara da yer vermek isterdim. Ama yararlanabileceğim ve doğruluğundan emin olduğum yazılı bir eşitlik olmadığı için bunları burada anlatmadım. Elbette ki bu hareketlerle ilgili olarak (c+v)(c-v) matematiğinin ne şekilde oluşacağı konusunda bazı fikirlerim ve çalışmalarım var. Ama bu tür çalışmalar ancak ölçüm sonuçlarıyla uyumlu olduklarında değer kazanabilirler. Bu yüzden kitapta bunlara yer vermedim.

 

 
Fizikte bütün hataların kaynağı, hareketli bir referans sistemine giden sinyal hızının ölçülmemiş olmasıdır.

Fizikçiler sözlerim sizleredir,

     Geçmişte gerekli tüm ölçümler yapılmadan "Işığın hızı bütün referans sistemlerine göre sabittir" kararı verilmiştir. Verilen bu karar yanlıştır. Bu konunun üzerinde hiç düşünmemiş olabilirsiniz, farkına varmamış olabilirsiniz. Bunlar fizik için son derece normaldir. Önemli olan şimdi ne yapacağınızdır. UYARI tüm açıklığı ile gelmişken, bunu görmezden mi geleceksiniz yoksa gerçek bir bilim insanı olacaksınız.

     Yapılması gereken bu ölçüm için sesini yükseltmeyen herkesi şimdiden kınıyorum.

     Ölçümün yapılması için destek olanlara, ölçümü gerçekleştirecek olanlara, ne şekilde olursa olsun katkıda bulunacaklara şimdiden en içten bir şekilde teşekkür ederim.

Han Erim 

 

 


35.1. GİDEN SİNYAL HIZININ ÖLÇÜLMESİ DENEYİ

Deney teorik olarak son derece basittir. Durağan bir referans sisteminden, eylemsiz hareket eden bir referans sistemine doğru bir sinyal gönderiyoruz ve sinyalin ne kadar zamanda vardığını ölçüyoruz. Zaman ölçümünü sinyali gönderdiğimiz taraftan yapıyoruz.

Pratikte bu ölçümün yapılmasının çok zor olduğu aşikar bir durumdur, ama imkansız olmamalıdır. Karşılaşılacak zorlukların nasıl bertaraf edileceği teknik bir konudur.

 

Yukarıdaki figür dikkate alındığında; 

Mevcut Elektromanyetik Teoriye ve Relativite Teorisine göre sonuç şu şekilde olmalıdır:

Alice Yasasına göre ise şu şekilde olmalıdır:

__________________________

t0: Sinyalin yayınlanma anı
t1: Sinyalin varma anı
tΔ: Sinyalin varma süresi
d0: Sinyalin yayınlanma anında hedefin uzaklığı
d1: Sinyalin varma anında hedefin uzaklığı
v: A'nın referans sistemine göre B'nin hızı
c: Işık hızı sabiti
c+v: Alice Yasasına göre sinyal hızı


35.2. AÇI SAPMASI DENEYİ

Alice Yasası kendi başına bazı çok özel deneylerin yapılması gerektiğini de gösterir. Bu özel deneyler için öyle ilginç sonuçlar öngörür ki, mevcut teorilerin hiçbirisiyle açıklayamazsınız. Açı Sapması Deneyi de böyle bir deneydir. Işığın varma hedefinin hareketine bağlı olarak yön değiştirip değiştirmediğini tespite yönelik bir deneydir.

Bu deney için evvelden beri düşündüğüm bir yöntem vardır, burada bundan bahsetmek istiyorum. Elbette ki daha farklı yöntemler ve başka düzenekler de kullanılabilir. 

Deney dönen bir diskin üzerine bir lazer kaynağından ışık tutmaya dayanır. Disk hareketsizken ve dönerken ışığın disk üzerinde hangi noktaya vardığı tespit edilerek deney sonuçlandırılır.

 

Mevcut Elektromanyetik Teoriye ve Relativite Teorisine göre sonuç şu şekilde olmalıdır:

Disk dönse de dönmese de ışık d0 doğrusunu takip ederek diske varacaktır. Açı Kayması gerçekleşemez.

Alice Yasasına göre sonuç şu şekilde olmalıdır:

Diskin dönmesiyle birlikte bir Doppler Üçgeni oluşmalıdır. Açı Kayması sonucunda diske doğru giden ışık d0 doğrusu yerine d2 doğrusunu takip ederek diske varmalıdır. Açı kayması miktarı diskin dönme hızı ile doğru orantılı olarak artacaktır.

  35.3. BAYT KAYMASI DENEYİ

Bu deney çok çeşitli şekillerde yapılabilecek bir deneydir. Bu yüzden herhangi bir şablon önermiyorum.

Mevcut Elektromanyetik Teoriye ve Relativite Teorisine göre sonuç şu şekilde olmalıdır:

Bayt Kayması konusu üzerine herhangi bir öngörü geliştirilmemiştir. Ancak ışığın hızının bütün referans sistemlerine göre sabit olmasını temel aldıkları için bu teorilere göre Bayt Kaymasının gerçekleşmeyeceği söylenebilir.

Alice Yasasına göre sonuç şu şekilde olmalıdır:

Bayt Kayması (c+v)(c-v) matematiğinin doğadaki varlığının doğal bir sonucu olarak haberleşme sinyalleri üzerinde oluşan bir etkidir. Kitapta oldukça detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Yapılan deney Alice Yasasını doğrulayacaktır.

35.4. UZAK MESAFE DALGABOYU DEĞİŞİMİ DENEYİ

Deney, bir uzay sondası tarafından bir yıldızdan kendisine gelen ışığın dalgaboyunun ölçümüne dayanır. Uzay sondası yıldız istikametinde giderek hızlandırılır, bu hızlanma sonucunda yıldızdan uzay sondasına gelen ışığın dalgaboyunun değişip değişmediği tespit edilir. 

Alice Yasasına göre dalgaboyundaki değişim kaynakta oluştuğu için, Doppler Kayması nedeniyle dalgaboyları değişen ışıkların uzay sondasına varması için yüz binlerce yıl gerekecektir. Sonda ölçüm yaparken, yüz binlerce yıl önce yola çıkmış olan ışıkların dalgaboyunu ölçeceği için, uzay sondası hızlanmasına rağmen ölçtüğü ışığın dalgaboyunun değişmemesi gerekir. Eğer bu şekilde bir sonuç elde edilirse Doppler Kaymasının kaynakta oluştuğu kanıtlanacaktır. İlave olarak bu kitap da anlatıldığı üzere ışığın alanlar içinde hareket ettiği konusunda çok kuvvetli bir delil elde edilecektir. 

Deney hedefi olarak bir Pulsar yıldız da seçilebilir bu taktide Pulsarın frekansı ölçüme temel olacaktır. Uzay sondası hızlandığı zaman ölçülen frekans değişmemelidir. 

Bu deney kanımca Fizik tarihinin en önemli deneylerinden bir tanesidir ve sonuçları bütün fizik teorilerini derinden etkileyecektir.